Connect with us

Yaşam

Diyarbakırlı Sanayiciler: “Maden İşletmesini Bölgeye Verin”

Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO), bölgenin zengin maden yataklarının işletmesinin ticaret odaları, sektör temsilcisi sivil toplum örgütleri ve özel firmalardan oluşacak bir konsorsiyuma verilmesi için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a çağrı yaptı.

Birçok kesim, bu yolla gelirin bölgede kalacağını ve bölge ekonomisinin gelişeceğini düşünüyor.

Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası’nın (DTSO) madenlerin bölgede kurulacak bir konsorsiyum tarafından işletilmesini talep etmesi, bölgedeki büyük bir maden sahasının ihaleye çıkarılmasıyla başladı. DTSO Başkanı Mehmet Kaya’nın VOA Türkçe’ye verdiği bilgilere göre Diyarbakır’a 66 km uzaklıkta bulunan ve demir başta olmak üzere çeşitli madenler içeren bölge, ihaleye çıkarıldı. Rezerv tespiti tam yapılmadan kısa sürede ihaleye çıkılması, iş çevrelerinin tepkisine neden oldu.

DTSO’dan yapılan yazılı açıklamada, bölgenin krom, bakır, demir ve mermer yatakları yönünden oldukça zengin olduğuna dikkat çekilerek, söz konusu maden sahalarının Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden ve Petrol İşletmeleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) tarafından raporlama ve sondaj çalışmaları tamamlanmadan ihaleye çıkarıldığı belirtildi. İhale için 2 milyar TL teminat istendiği vurgulanan açıklamada, ÇED raporu alınamaması halinde teminatın devlete kalacak olmasının yerel firmaları zorlayacağı ifade edildi. DTSO, bölgedeki meslek örgütleri, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör işbirliği ile maden kaynaklarını işletmek istediklerini açıkladı.

“Yabancı bir firma alırsa ne bölgeye ne ülkeye katkısı olur”

DTSO Başkanı Mehmet Kaya, geçmiş yıllarda bölgedeki madenlerin Batılı ya da uluslararası şirketler tarafından satın alındığı zaman, bölgenin sıkıntı yaşadığını savundu. Kaya, sıkıntıları, bölgenin sermaye birikiminin değerlendirilebileceği sektörleri başka yerleri verilmesi, şirketlerinin dışarda olması nedeniyle maden ihracatının kente katkısı olmaması, maden sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin, ihracatlarını yabancı ülkelerde kurdukları şirketler üzerinden yaptıkları için vergi vermemelerini örnek gösterdi.

İhale şartlarının şüphe uyandırdığına dikkat çeken Kaya, “2 milyar teminat mektubu isteniyor ve ÇED raporu alınamazsa, 2 milyar teminat mektubuna el konulacak bir ihale. Hiçbir yatırımcı bu riske girip ihaleye girmez. Konsorsiyum olursa da bu ihaleye giremez hale geliyorlar. O yüzden de işe şüphe karışmış olur. Onun için bu ihalenin ertelenmesini, yapılması gereken de, rezerv tespitini tamamına yakını yapılması… Bu yapıldıktan sonra Diyarbakır, Elazığ, Adıyaman gibi hem ilimizdeki yatırımcı, hem odamızın iktisadi işletmecisi ile bu alanları işletip hem Türkiye’nin vergisini kaçırmayacağız, hem bölgenin ihracat ve vergi rakamlarına yansıyacak, hem bölge insanı burada çalışacak” dedi.

“İnsanların yaşadığı yerde doymasını sağlar”

Mermerciler Derneği Başkanı Fahrettin Çağdaş, çağrıyı desteklediklerini söyledi. Madenlerin bölgede kurulacak bir konsorsiyum tarafından işletilmesi halinde istihdama ve diğer sektörlere de katkısının olacağına vurgu yapan Çağdaş, şunları söyledi:

“İnsanların batıya göçünden bahsediyoruz, insanların yaşadığı yerde karınlarını doyurmasını sağlayan bir sektör de madenciliktir. Bölgedeki maden kaynaklarının gerek özel sektör gerek devlet kurumları tarafından alınıp işletilmesi ile ilgili bir çaba var. Bizim meramımız, bu kaynak buradaki firmaları
tarafından, gerekirse kamu-özel sektör ortaklığıyla işletilsin. Sermaye bölgede de kalırsa turizmden eğitime, iletişimden enerjiye, tarıma yarar sağlar.”

Yıllardır madencilik sektöründe faaliyet gösteren Beşir Yılmaz ise bölgenin büyük bir maden potansiyeline sahip olduğuna dikkat çekti,rezervlerin tam tespit edilmeden ihale yapılmasını eleştirdi. Yılmaz, madenlerin bölgede kurulacak bir konsorsiyum tarafından işletilmesi halinde istihdam, katma değer, yatırım ve vergi alanında katkı sağlayacağını savundu.

MMO’dan itiraz

Birçok kesim DTSO’nun çağrısına destek verse de Maden Mühendisler Odası’ndan itiraz geldi. MMO Diyarbakır Şube başkanı Doğan Hatun, madenlerin kamu tarafından işletilerek, gelirinden bütün toplumun yararlanması gerektiğini söyledi. Madenlerin özelleştirilmesi halinde ise yerel firmalar tarafından işletilmesi gerektiğini vurgulayan Hatun, şöyle konuştu: “Biz madenler halkındır diyoruz, halk adına kamunun işletmesini öneriyoruz. Oradan gelecek yararın bütün topluma verilmesini lazım. Elazığ’da çıkan bir maden sadece o firmaya değil bütün topluma mal edilmesi lazım. Bu mantıkla bakıyoruz. Özel sektörle bu konuda çok çatışıyoruz ama özel sektör olmadan madencilik de imkansıza yakındır. Buradaki madenler ille bir firmaya verilecekse, bu yerel bir firma olmalıdır, başka ülkelerin peşkeş çekilmesi doğru değil.”

FACEBOOK Yorumları: