Mesud Barzani: Kürtlerin hakları demokratik düzen içinde güvence altına alınabilir

Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) Başkanı Mesud Barzani, Al Sharqiya televizyonuna verdiği röportajda Irak’ın siyasi yapısı, Kürtlerin anayasal hakları, Bağdat-Erbil ilişkileri, silahlı grupların durumu ve bölgesel gelişmelere ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
Irak’taki siyasi sistemin geleceğine ilişkin uyarılarda bulunan Barzani, Kürt halkının haklarının demokratik bir sistem içerisinde güvence altına alınabileceğini söyledi. Kürtlerin mücadelesinin başlangıcından itibaren temel hedefin demokratik bir Irak ve Kürdistan’ın özerkliği olduğunu belirten Barzani, 2003 sonrasında ise federalizmin kabul edilmesinin Kürt halkının hedefleri açısından yeni bir aşama olduğunu ifade etti.
Barzani, 2003 sonrasının Irak’ın yeniden inşası açısından önemli bir fırsat olduğunu belirterek, yeni Irak’ın üç temel ilke üzerine kurulması konusunda uzlaşıldığını söyledi. Bu ilkeleri “ortaklık, denge ve uzlaşı” olarak sıralayan Barzani, anayasanın da bu ilkelerin ruhuyla hazırlandığını belirtti.
Anayasanın eksiksiz uygulanması halinde bugün yaşanan sorunların önemli bölümünün ortaya çıkmayacağını savunan Barzani, merkeziyetçi anlayışın Irak’taki sorunların temel nedenlerinden biri olduğunu ifade etti. Federalizmin yetki ve kaynakların adil biçimde paylaşılması anlamına geldiğini belirten Barzani, bu anlayışın Irak’ta tam olarak yerleşmediğini söyledi.
“Irak’ı anayasal kurumlar yönetmiyor”
Irak’ta devlet kurumları ile paralel yapılar arasındaki güç mücadelesine de değinen Barzani, Irak’ı anayasal kurumların yönetmediğini savundu. Merkeziyetçi yönetim anlayışının geçmişte olduğu gibi bugün de sürdürülemeyeceğini belirten Barzani, Irak’ın yeniden ortaklık, denge ve uzlaşı ilkelerine dönmesi gerektiğini söyledi.
Barzani, bu ilkelerden uzaklaşılması halinde mevcut siyasi sistemin ciddi bir krizle karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu. Sorunun çözümü için siyasi tarafların birlikte hareket etmesi, istişare etmesi ve Irak’ın krizden nasıl çıkarılacağı konusunda ortak bir anlayış geliştirmesi gerektiğini ifade etti.
Bağdat-Erbil ilişkileri
Bağdat ile Erbil arasındaki ilişkilere de değinen Barzani, iki taraf arasındaki koordinasyonun Irak’ın istikrarı açısından önemli olduğunu söyledi. Erbil’in dışlandığı dönemlerde Irak’ın daha büyük krizlerle karşı karşıya kaldığını belirten Barzani, Kürdistan Bölgesi’nin Irak’ın siyasi denkleminde göz ardı edilemeyeceğini ifade etti.
Barzani, Erbil ile Bağdat arasındaki sorunların çözümünde anayasanın temel alınması gerektiğini belirterek, “Bizim nezdimizde anayasa, Irak’taki tüm sorunların çözüm haritasıdır” dedi. Anayasaya bağlı kalınması ve anayasal hükümlerin eksiksiz uygulanması halinde sorunların çözülebileceğini savundu.
KDP’nin hükümette kalması anlaşmanın uygulanmasına bağlı
Barzani, KDP’nin Irak hükümetinde yer almasının temelinin Neçirvan Barzani ile Koordinasyon Çerçevesi adına Hadi Amiri arasında imzalanan anlaşma olduğunu açıkladı.
Söz konusu anlaşmanın anayasa çerçevesinde olduğunu belirten Barzani, mutabakatın uygulanmaması halinde KDP’nin hükümette kalması için meşru bir gerekçe kalmayacağını söyledi. Barzani, bunun makam veya bakanlık meselesi olmadığını, temel konunun Kürtlerin hakları, ortaklık ve siyasi sistem içerisindeki konumları olduğunu vurguladı.
Silahların devlet kontrolüne alınması
Röportajın önemli başlıklarından biri de Irak’taki silahlı grupların durumu oldu. Barzani, silahların yalnızca devletin kontrolünde olması gerektiğini belirterek, bu sürecin tek başına Başbakan tarafından yürütülmesinin zor olduğunu söyledi.
Silahların devlet kontrolüne alınması sürecinin çatışmaya veya iç savaşa dönüşmemesi gerektiğini vurgulayan Barzani, çözümün barışçıl yollarla bulunması gerektiğini ifade etti. Silahların kullanılması halinde bunun yalnızca Başkomutanlığın emriyle gerçekleşmesi gerektiğini belirtti.
ABD ve koalisyon güçlerinin çekilmesi
Barzani, yabancı güçlerin Irak’tan çekilmesi konusunda da geçmiş deneyimlere dikkat çekti. 2011’de Amerikan güçlerinin çekilmesinin ardından 2014’te DEAŞ’ın ortaya çıktığını hatırlatan Barzani, bugün benzer bir senaryonun tekrarlanmasından endişe duyduğunu söyledi.
DEAŞ’ın halen tehdit oluşturduğunu belirten Barzani, 2014’te uluslararası koalisyonun hava desteğinin DEAŞ’la mücadelede önemli rol oynadığını ifade etti. Yabancı güçlerin Irak’a, Irak hükümetinin daveti üzerine DEAŞ’la mücadele kapsamında geldiğini hatırlattı.
140. madde ve Kerkük mesajı
Barzani, Irak Anayasası’nın 140. maddesinin uygulanmamasının da önemli bir sorun olduğunu söyledi. Maddenin anayasal hüküm olduğunu ve zaman aşımına uğramayacağını belirten Barzani, Kerkük ve diğer tartışmalı bölgeler için anayasanın öngördüğü sürecin uygulanması gerektiğini savundu.
Bu kapsamda normalleşme, nüfus sayımı ve referandum aşamalarına dikkat çeken Barzani, bölgelerde yaşayan halkın geleceğine ilişkin tercihin sandık yoluyla belirlenmesi gerektiğini ifade etti. 140. maddenin uygulanmamasının Bağdat ile Erbil arasındaki güveni zedelediğini belirten Barzani, maddenin yeniden gündeme alınması için çalışacaklarını söyledi.
“Anayasa Kürtlerin haklarının teminatıdır”
Röportajın sonunda Kürtlerin anayasal haklarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Barzani, Irak Anayasası’nın metin olarak iyi bir anayasa olduğunu ancak hükümlerine uyulmaması halinde anlamını yitireceğini söyledi.
Barzani, anayasanın Irak’ın halkı, toprağı ve egemenliğinin bir bütün olarak korunmasının güvencesi olduğunu belirterek, Irak’ın geleceği açısından anayasal hükümlerin eksiksiz uygulanması gerektiğini vurguladı.
Suriye’deki Kürtlerin durumuna da değinen Barzani, Suriye Kürtlerini “tek bir milletin parçası” olarak nitelendirdi. Suriye Kürtleri için mevcut dönemin tarihi bir fırsat olduğunu belirten Barzani, savaş yerine Şam yönetimiyle akılcı bir uzlaşıya varılması gerektiğini söyledi.
Barzani, Irak’ın geleceğine ilişkin değerlendirmesinde ise siyasi aktörlerin ortak bir çözüm bulmak için çalışması gerektiğini belirterek, ülkenin krizlerin büyümesine seyirci kalamayacağını söyledi. Zeydi hükümetinden beklentisini ise tek cümleyle özetledi: “Yegane talebimiz anayasanın eksiksiz uygulanmasıdır.”



