Politika

Mehmet Uçum: Erdoğan’ın seçimlerdeki adaylığı siyasi olarak kesinleşti

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, Erdoğan’ın bir sonraki seçimde son kez aday olacağını ve seçimin TBMM kararıyla 16 Nisan 2028’de yapılabileceğini söyledi. Uçum, Öcalan’ın hükümlü statüsünün sürdüğünü belirtirken Selahattin Demirtaş’ın çerçeve yasa kapsamında başvuru yapabileceğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, Türkiye Basın Federasyonu’nun perşembe günü düzenlediği “Anadolu Sohbetleri” programında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın siyasi olarak adaylığının netleştiğini savunan Uçum, hukuki olarak yeniden adaylığın ise TBMM’nin seçimlerin yenilenmesine karar vermesiyle mümkün olacağını söyledi. Uçum, “16 Nisan, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçiş referandumunun tarihidir. Sembolik anlamı vardır. Sayın Recep Tayyip Erdoğan son kez aday olacak” dedi.

Uçum daha önce de 16 Nisan 2028 tarihini gündeme getirmiş ve bunun normal seçim takviminden yaklaşık üç hafta önceye karşılık geldiğini belirtmişti. Haziran ayındaki değerlendirmesinde olağan seçim tarihini 7 Mayıs 2028 olarak hesaplayan Uçum, 16 Nisan seçeneğini “erken seçim”den ziyade “öne alınmış seçim” olarak nitelendirmişti.

Mehmet Uçum, PKK ile yürütülen barış süreciyle ilgili de önemli mesajlar verdi.

Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’la kurulan Takip ve Değerlendirme Kurulu’nun çalışmalarından bahseden Uçum, dört alt komisyon kurulduğunu bildirdi. Uçum, Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonu’nda Abdullah Öcalan’a görev verileceğini duyurdu.

Uçum, Öcalan’a verilecek görevin farklı şekilde değerlendirilmemesini söyledi. İmralı’daki konutun cezaevine bağlı ek ünite olarak inşa edildiğini söyledi.

Bunun Öcalan’ın süreçteki rolünü daha iyi icra edebilmesi için oluşturulmuş bir imkan olduğunu dile getiren Uçum, “Serbest bırakıldı.” gibi bir sonucun çıkarılamayacağını sözlerine ekledi: “Öcalan ile yürütülen diyalog sürecidir. Hedef bedellidir. Terör örgütünün tasfiyesinin sağlanmasıdır.”

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Uçum, terör meselesinde muhatabın Öcalan olduğunu ifade ederek şu şekilde konuştu:

“Örgütü kim kuruyorsa silahı kim kullandırdıysa fesh edecek de odur. Öbür türlü devlet güvenlik politikasıyla yapar diyalogda muhatap aldığı kişi bu görevini iyi yapması için bir komisyonda görevlendirilmesi daha rahat ortamda çalışması gerekliliktir sağlanan imtiyaz değildir. Görevin gerektirdiği ortam sağlamaktan ibarettir bunun dışındakiler doğru değildir.”

Eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın kanundan yararlanıp yararlanamayacağına ilişkin soruyu da yanıtlayan Uçum, MGK kararının ardından başlayacak altı aylık süre içinde Demirtaş’ın başvuru yapmasının önünde engel bulunmadığını söyledi.

Bunun Demirtaş’ın düzenlemeden yararlanacağı anlamına gelmediğini vurgulayan Uçum, başvurunun örgüt, kişi ve suç bakımından kapsam şartları ile kanundaki istisnalar dikkate alınarak ilgili mahkeme tarafından değerlendirileceğini belirtti.

Uçum, “Ben isterdim ki bu sürece sonuna kadar destek versin. Kendi hukuksal süreçlerinde de hukukun gereği neyse o olsun,” ifadelerini kullandı.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi’nin (DEM Parti) süreçteki tutumunu da değerlendiren Uçum, partinin tamamı hakkında tek bir değerlendirme yapmanın doğru olmayacağını söyledi.

DEM Parti’yi “çok parçalı bir yapı” olarak nitelendiren Uçum, parti yönetiminde sürecin ilerlemesi için çaba gösteren isimlerin bulunduğunu ancak zaman zaman kullanılan dil ve sembollerde “sapmalar” yaşandığını savundu.

Devlet ve toplumla bütünleşmenin hedeflendiği bir süreçte etnik veya kimlik siyasetini öne çıkaran ifadelerin sürece zarar verebileceğini ileri süren Uçum, Türkiye’nin pozitif hukukunda “siyasi tutsak” şeklinde bir statü bulunmadığını söyledi. Uçum, hukuki statülerin şüpheli, sanık veya hükümlü olarak tanımlandığını belirtti.

Anayasa ne diyor?

Bir sonraki aşamanın bu adaylığın hukuki zemininin oluşturulması olduğunu belirten Uçum, mevcut Anayasa’nın bunun için yeterli olduğunu söyledi. Uçum’un işaret ettiği formül, Anayasa’nın 116’ncı maddesinde yer alan “seçimlerin yenilenmesi” hükmüne dayanıyor.

Anayasa’ya göre TBMM, üye tam sayısının beşte üç çoğunluğuyla seçimlerin yenilenmesine karar verebiliyor. 600 sandalyeli Meclis’te bunun için en az 360 milletvekilinin oyu gerekiyor.

Aynı madde, “Cumhurbaşkanının ikinci döneminde Meclis tarafından seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi halinde Cumhurbaşkanı bir defa daha aday olabilir” hükmünü içeriyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu