Connect with us

Yaşam

137 Diyarbakır karpuzu yarışma için soğuk hava deposunda özenle bekletiliyor

21 Eylül’de düzenlenecek ’12’nci Diyarbakır Karpuz Festivali’ndeki yarışma için her biri 30 kiloyu aşan 137 Diyarbakır karpuzu, Et ve Süt Kurumu’nun soğuk hava deposunda bekletiliyor.

Diyarbakır’ın coğrafi işaretli ürünlerinden olan ve ağırlığıyla ünlü karpuzun hasadı yapıldı. Üreticiler, 21 Eylül’de düzenlenecek ’12’nci Diyarbakır Karpuz Festivali’nde yarıştıracakları karpuzlarını Et ve Süt Kurumu’nun soğuk hava deposunda saklamaya başladı. 30 kiloyu aşan karpuzların olacağı yarışmaya sayılı günler kala depodaki sayı, 137’ye ulaştı. Üzerinde üreticilerin isimleri yazılı olan karpuzlar, kilitlenerek korumaya alındı.

Karpuzlar, depoya konulurken, kilolarında düşme olması durumuna karşı ilk önce jüri tarafından tartılıyor. Ardından kilolarına göre üzerine etiket yapıştırılan karpuzlar, depolarda bekletiliyor. Yarışmada ise burada yapılan işlemdeki rakam geçerli oluyor. 

ESKİ BİRİNCİ, YARIŞMAYA 45 KARPUZLA KATILACAK

Bismil ilçesinde, Dicle Nehri kenarında 40 hektarlık arazide karpuz üreten ve önceki yarışmalarda birincilik dahil birçok derece elde eden Adil Aydın, yarışmaya bu sene 45 karpuzla katıldığını belirterek, “Burada amaç birincilik, ikincilik veya üçüncülük almak değil. Önemli olan, Diyarbakır karpuzunu yaşatmaya devam etmek ve bu devasa karpuzların varlığını bizden sonraki nesillere bırakmaktır. Diyarbakır karpuzunu dünyaya tanıtmak ve yaşatmak adına elimden geleni yapıyorum. Bundan sonra da yapmaya devam edeceğim. Niyetimiz derece almak değil, ödül almak değil. Kaybolmaya yüz tutmuş olan bu ürünümüzü yaşatmaya çalışıyoruz.

1980 yılından beri bu mesleğin içerisindeyiz. Bahar mevsiminde nisan ve mart aylarında tarlaya gidilir. Fideler ekilir, ondan sonraki aşamalarda bir çocuğun doğumdan sonraki yetişmesine kadar yani bir çocuk gibi biz bu karpuzlara bakıyoruz. Zahmetli, zor bir meslek. Diyarbakır karpuzunun büyüklüğü Diyarbakır halkının kalbinin büyüklüğünü temsil ediyor. Diyarbakır karpuzunun tatlılığı ve kırmızılığı ise Diyarbakır halkının gönlünün güzelliğini, yaklaşımını temsil ediyor. Yeşilliği ise Diyarbakırlımızı temsil ediyor. Şu gördüğünüz çizgiler aslında birer medeniyettir. 33 medeniyete beşiklik etmiş, şu çizgiler 33 medeniyeti gösteriyor” diye konuştu. (DHA)

FACEBOOK Yorumları:
Devamı…
Yorumunuz

Cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.