AnalizOrtadoğu

İsmail Kani Hakkındaki “Zamanlama” İddiaları Tartışma Yaratıyor

İranlı komutan İsmail Kani’nin İsrail’in düzenlediği her saldırıda son dakikada toplantıdan erken ayrılması gündeme geldi.İsmail Kani hakkında ortaya atılan iddialar gündeme bomba gibi düştü. İsrail’in düzenlediği kritik saldırıların hemen öncesinde bulunduğu noktalardan ayrıldığı öne sürülen Kani’nin, yaşanan gelişmelerden her defasında sağ kurtulması soru işaretlerini artırdı.

Tesadüf mü, içeriden bilgi mi?

İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kani hakkında ortaya atılan iddialar, İran kamuoyunda ve uluslararası güvenlik çevrelerinde ciddi soru işaretlerine yol açtı. Kani’nin, İsrail tarafından düzenlenen kritik saldırılar öncesinde bulunduğu noktalardan kısa süre önce ayrıldığı ve her seferinde hayatta kalmasının “olağan dışı” olduğu öne sürülüyor.

Nasrallah suikastı günü Lübnan iddiası

İddialara göre Kani, Hizbullah lideri Hasan Nasrallah’ın öldürüldüğü gün Lübnan’daydı. İsrail saldırısından kısa süre önce bölgeden ayrıldığı ileri sürülen Kani’nin saldırıdan zarar görmeden kurtulması dikkat çekti. Bu bilgiye ilişkin Tahran’dan ya da Hizbullah kaynaklarından resmi bir doğrulama yapılmış değil.

12 gün süren çatışma sürecinde hayatta kaldı

Bölgedeki 12 gün sürdüğü belirtilen yoğun çatışmalar sırasında üst düzey komuta kademesinin hedef alındığı çok sayıda saldırı düzenlendi. Bu süreçte birçok kritik ismin öldürüldüğü ya da yaralandığı bildirilirken, Kani’nin yine saldırılardan etkilenmemesi, iddiaları güçlendiren unsurlar arasında gösteriliyor.

En çarpıcı iddia: Hamaney toplantısından erken ayrıldı

En çok tartışma yaratan iddia ise, İran dini lideri Ali Hamaney ile gerçekleştirildiği öne sürülen üst düzey bir istihbarat toplantısına ilişkin. İddiaya göre Kani, üst düzey askeri ve istihbarat yetkililerinin katıldığı bu toplantıdan erken ayrıldı. Toplantının hedef alındığı ve salonda bulunan birçok üst düzey ismin hayatını kaybettiği öne sürülürken, Kani’nin önceden çıkmış olması “önceden bilgi mi aldı?” sorusunu gündeme getirdi.
Bu iddianın da şu ana kadar resmi makamlarca doğrulanmadığı özellikle vurgulanıyor.

“Tesadüf mü, sızıntı mı?” sorusu

Peş peşe yaşanan bu olaylar, İran kamuoyunda ve uluslararası kulislerde iki temel ihtimali tartışmaya açtı:

  • Kani’nin olağanüstü bir güvenlik sezgisine sahip olduğu ve tamamen tesadüflerle hayatta kaldığı
  • Ya da içeriden bilgi sızdırıldığı ve Kani’nin saldırılardan önceden haberdar edildiği

Bazı çevrelerde, Kani’nin ABD veya İsrail istihbaratıyla bağlantılı olabileceği yönünde iddialar dillendirilse de, bu yönde hiçbir somut kanıt ya da resmi doğrulama bulunmuyor.

Resmi sessizlik sürüyor

İranlı yetkililer şu ana kadar iddialara ilişkin kapsamlı bir açıklama yapmadı. Güvenlik uzmanları ise, bölgede istihbarat savaşlarının yoğunlaştığı bir dönemde bu tür söylentilerin psikolojik harp unsuru olarak da dolaşıma sokulabileceğine dikkat çekiyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu