
ABD Başkanı Donald Trump, Barış Kurulu’nun Hamas ve Gazze’deki diğer silahlı grupların “tamamen silah bırakması” konusunda anlaşmaya vardığını açıkladı.
Hamas yaptığı açıklamada, anlaşma kapsamında ağır silahlarını teslim etmesinin, İsrail’in “her türlü saldırganlığa” son vermesine ve güçlerini Gazze’den çekmesine bağlı olduğunu söyledi.
Trump ise açıklamasında İsrail’in Gazze’den “silah bırakma tamamlandığında” çekileceğini söylemişti.
Hamas açıklamasında ayrıca uluslararası güçlerinin konuşlandırılması ve “kendi kaderini tayin etme ve bağımsız bir Filistin devleti kurma hakkının” güvence altına alınması gerektiğini söyledi.
Açıklamada, Hamas tarafından teslim edilecek ağır silahların, Barış Kurulu’nun Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi’nin sorumluluğu altında depolanacağı belirtildi.
İsrail’den planla ilgili henüz bir açıklama gelmedi.
Ancak anlaşma haberinin ardından İsrail’in Gazze’ye yeni bir saldırısı gerçekleşti.
İsrail ordusu, “Hamas’ın askeri kanadından bir teröristi” hedef aldıklarını duyurdu. Saldırıda yaralanan Filistinlilerin olduğu bildiriliyor.
ABD arabuluculuğuyla sağlanan Gazze ateşkes planının ikinci aşaması, Hamas’ın silah bırakmasını ve Gazze’nin yeniden inşasını öngörüyor.
Trump anlaşmayı “Gazze’nin nihayet yeni bir Filistin hükümeti tarafından yönetilmesine yönelik kritik bir adım” olarak nitelendirdi.
Trump, sahibi olduğu sosyal medya platformu Truth Social’da yaptığı paylaşımda, “Bu, 20 Maddelik Trump Planı’nın uygulanmasında önemli bir dönüm noktası” dedi.
“Anlaşma, dikkatlice yapılandırılmış aşamalarla yürürlüğe girecek. Silah bırakma tamamlanınca, İsrail güçleri geri çekilecek ve Uluslararası İstikrar Gücü, Gazze’nin sakinleri ve komşuları için güvenli olmasını sağlamak üzere yeni bir Filistin polis gücüyle birlikte çalışacak” diye ekledi.
Arabuluculuk yapan Mısır, Katar ve Türkiye’ye teşekkür etti.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 29 Temmuz’da Siyasi Büro Başkanı Halil el Hayya ve beraberindeki Hamas heyetiyle Ankara’da görüşmüştü.
Bakan Ben Gvir: ‘Anlaşma kabul edilemez’
Trump’ın açıklamasının ardından Times of Israel gazetesi, ismi açıklanmayan bir kaynağa dayandırdığı haberinde, anlaşmanın Hamas müzakerecileri ile arabulucu ülkeler ve ilgili kurul arasında imzalandığını bildirdi.
Ancak haberde, “İsrail’deki bir makamın” yayımladığı açıklamada silah bırakma teklifinin İsrail’in taleplerini karşılamadığının belirtildiği ifade edildi.
İsrail medyası, günün erken saatlerinde ülkenin Hamas ile görüşülen bir anlaşmaya karşı çıktığını bildirmişti.
Bir ABD’li yetkili, basına görüşmesinde ABD’nin, İsrail’in Gazze’den çekilmeyi kabul edeceği konusunda ne kadar umutlu olduğunun sorulması üzerine şu yanıtı verdi:
“İsrail’den, başlangıçta kabul etmiş olduğu 20 maddelik plana onay vermesi dışında herhangi bir şey yapmasını istemiyoruz. Bu nedenle plana bağlı kalacaklarından oldukça eminiz.”
31 Temmuz Cuma günü İsrailli bakan Ben Gvir anlaşmaya karşı olduğunu ifade etti.
Telegram’da yaptığı açıklamada, “Barış Kurulu tarafından yayımlanan taslak anlaşma İsrail için kabul edilemez…” dedi.
Anlaşmanın detayları neler?
BBC, Hamas’ın silah bırakmasını, İsrail ordusunun kademeli olarak çekilmesine ve uluslararası bir istikrar gücü tarafından desteklenen yeni bir Filistin geçiş otoritesinin konuşlandırılmasına bağlayan dört sayfalık yol haritasının metnine ulaştı.
ABD’li yetkililer, planın kasıtlı olarak “sıfır güven” ilkesi üzerine ve Hamas ya da İsrail’den hiçbirinin karşı taraf taahhütlerini yerine getirmeden bir sonraki aşamaya geçmeyeceğinin teyidiyle oluşturulduğunu söyledi.
Yetkililer, Gazze’deki daha küçük grupların önce silah bırakacağını, ardından Hamas’ın tüneller, silah depoları ve üretim tesislerinden oluşan, kendi ifadeleriyle devlet benzeri askeri altyapısını, tasfiye etmeye başlayacağını belirtti.
Yetkililer, bunun önemli ölçüde daha uzun zaman alacak bir süreç olacağını da kabul etti.
Yol haritasının aşamaları tamamlandıktan sonra yeni bir Filistin otoritesi Gazze’deki silahlar üzerinde tam kontrol sahibi olacak.
Plan neden pratikte işlemeyebilir?
Planın işe yaramayacağına dair pek çok neden olduğu gibi, herkesin bunun bir şekilde işe yaramasını umması için de birçok neden var.
Gazze’deki iki milyondan fazla Filistinli, en kötü koşullarda yaşıyor: yaygın hastalıklar, korkunç sefalet; aynı şekilde İsraillilerin de 7 Ekim’de yaşananlar nedeniyle Hamas konusunda endişelenmek için meşru nedenleri var.
Ancak bu konuda birçok koşul sözkonusu.
Bu, İsrail’in de Gazze topraklarından çekilmeyi kabul etmesine bağlı; oysa aslında İsrail, bu bölgedeki kontrolünü daha da derinleştiriyor.
İsrail hükümetinden bu konuda resmi bir yanıt gelmemiş olsa da, dün Kahire’deki müzakerelerde önemli ilerlemeler kaydedildiğine dair haberler çıktığında, Netanyahu’nun ofisi başbakanlık adına bir açıklama yayımlayarak tüm sürece soğuk duş etkisi yarattı.
İsrail’de ekim ayında seçimler yapılacak ve tüm siyasi yelpaze oldukça sağda; başka bir deyişle, Filistinlilere taviz verilmesine karşı.
Dolayısıyla, bu planın işe yaramamasının pek çok nedeni var.
Gazze’de nasıl karşılandı?
Gazze’de açıklama kamuoyunda büyük bir heyecan yaratmadı.
Yıllar süren başarısız ateşkeslerin ve sonuçsuz kalan anlaşmaların ardından birçok Filistinli, yeni siyasi çözümlere yönelik girişimlere karşı derin bir kuşku duyuyor.
Sosyal medyada görüşlerini paylaşan bazı Filistinliler, müzakerelerin ayrıntılarından ziyade bu anlaşmanın gerçekten savaşı sona erdirip erdirmeyeceği, yerinden edilen ailelerin evlerine dönmesine izin verip vermeyeceği ve kalıcı bir rahatlama sağlayıp sağlamayacağıyla ilgilendiklerini belirtti.
Birçok kişi açısından hem Hamas’a hem de İsrail’e duyulan güven düşük seviyede kalmaya devam ediyor.
Önceki anlaşmalar, sahada anlamlı iyileşmeler sağlayamadan çoğu kez başarısızlıkla sonuçlandı.
BBC’ye konuşan müzakerelerle ilgili bilgi sahibi üst düzey bir Filistinli yetkiliye göre, Hamas nisan ayında Trump’ın Gazze barış çabalarının önde gelen isimlerinden birinin silah bırakma planını reddetmişti.
Hamas temmuz ayı başlarında yeni lideri olarak Halil el Hayya’yı seçmişti.
El Hayya, Ekim 2024’te Gazze’de İsrail ordusu tarafından öldürülen Yahya Sinvar’ın yerine geçti.
Hamas’ın baş müzakerecisi olarak El Hayya, dolaylı ateşkes görüşmelerinde grubun heyetlerine liderlik etti ve Mısır ile Katar’daki arabulucularla görüştü.




