Connect with us

Yaşam

Diyarbakır’da 7 gün eylem ve etkinlik yasaklandı

Diyarbakır Valiliği kentte bir hafta boyunca eylem ve etkinlikleri yasakladı.

Valilikten yasak kararı hakkında yapılan yazılı açıklamada, PKK’nin kuruluş yıldönümü olan 27 Kasım’da çeşitli eylemlerin yapılacağının öngörüldüğü belirtilerek buna karşı önlem alındığı ifade edildi.

Yapılan açıklamada PKK/KCK terör örgütüne müzahir yayın organları ve internet sitelerinden yapılan provokatif paylaşımlar ile ‘ülkemizin sınır ötesinde terörle mücadele kapsamında yürüttüğü operasyonlar aleyhinde ayrıştırıcı ve yanıltıcı kamuoyu oluşturmak amacıyla çağrılar yapılarak’ kamu düzeninin bozulmasının hedeflendiği ve ’27 Kasım’ tarihinin PKK/KCK terör örgütü açısından sözde kuruluş yıldönümü olarak örgütsel anlam taşıdığı hususları göz önüne alındığında, devletimizin yurt içi ve yurt dışında yürütmekte olduğu başarılı operasyonlara karşı misilleme yapmak ve varlığını göstermek amacıyla terör örgütü tarafından belirtilen tarih ve öncesinin eylem amacıyla seçilebileceği öngörülmüş olup, açık alanlarda yapılabilecek toplanma, yürüyüş, basın açıklaması, açlık grevi, oturma eylemi, miting, stant açma, çadır kurma, bildiri/broşür dağıtma, afiş/pankart asma ve benzeri her türlü eylem (Jandarma bölgesi dahil) il ve ilçe mülki sınırlarımız içerisinde, 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun 17. ve 19. Maddeleri ile 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun 11/A, B ve C Maddeleri gereğince 21.11.2022 günü saat 13.00’dan 27.11.2022 günü saat 23.59’a kadar (7) gün süreyle yasaklanmıştır.

Diyarbakır Barosu: Telafisi imkansız sonuçlar doğurabilir

Diyarbakır Barosu da 7 günlük yasak kararına karşı yürütmenin durdurulması talebiyle İdare Mahkemesi’nde dava açtı.

Baro, Nöbetçi İdare Mahkemesine başvurarak, yasak kararına itiraz etti. Baronun itiraz dilekçesinde, “Dava konusu idari işlemle, toplantı ve gösteri hakkının ihlal edilmesi, uygulanması durumunda telafisi imkansız sonuçlar taşımaktadır. Açıkça hukuka aykırı olan ve temel hakların kullanımı hususunda telafisi imkansız zararlara sebebiyet verebileceği gözetildiğinde, davalı idarenin cevap dilekçesini beklemeden ve ivedi olarak yürütmenin durdurulması kararı verilmelidir” denildi.

Devamı…
Yorumunuz

Cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir