Connect with us

Analiz

CHP’nin İmamoğlu’na “El ele, kol kola, omuz omuza” hamlesi

CHP meclis grup basın danışmanlığından, grup başkanvekili Özgür Özel’e ve genel başkan Kılıçdaroğlu’na kadar kurumsal düzeyde CHP’deki herkes İmamoğlu’nun Ankara ziyaretine özel olarak hazırlanmıştı. Basın danışmanlığı hiç yapmadığı bir şeyi yaptı; Kılıçdaroğlu’nun İmamoğlu’yla sarılıp öpüştüğü fotoğrafı basına servis etti. İmamoğlu’nun “El ele, kol kola, omuz omuza” sloganlarıyla karşılanması, uğurlanması planlıydı. Özgür Özel’in “gözbebeğimiz” dediği İmamoğlu’na Kılıçdaroğlu’nun “baba-oğul” ilişkisi üzerinden sahip çıkması da aynı planın bir parçasıydı.

Hilal Köylü Serbestiyet’te Kılıçdaroğlu’nun, İmamoğlu’nu cumhurbaşkanlığı adayı olarak görmek istemeyip Baba-oğul olarak yola devam edileceğinin yorumlarının yapıldığı analizini aktaralım:

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Ankara’ya gelmeden hemen önce Habertürk yazarı Fatih Altaylı’ya verdiği söyleşiyi CHP’deki herkes satır satır okumuştu. Yorumlar, sorular, sorgulamalar havada uçuşuyordu. Onlardan birkaçını buraya not düşmekte fayda var: 

“İmamoğlu, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile TBMM’de buluşup CHP meclis grubuna katılacaktı ama neler diyordu, ne demek istiyordu? Mesajları hiç hayra alamet değildi.”

“İmamoğlu, İstanbul il Başkanı Canan Kaftancıoğlu’yla arasındaki görüş ayrılıklarını anlatırken kullandığı ‘Burası CHP. Biat yok, fikir tartışması var’ sözleriyle Kılıçdaroğlu’na da mesaj veriyor olabilir. Kılıçdaroğlu’na biat etmeyeceğini ilan ediyor.”

“Cumhurbaşkanlığı adaylığını takım yarışına benzetiyor. Erdoğan’ın karşısındaki rakip takımın oyuncusu olduğunu anlatıyor. Teknik direktörün kendisini oyuna sokup sokmayacağına bakacağını anlatıyor. Oyuna girme ihtimalini vurguluyor. Adaylıktan vazgeçmiyor İmamoğlu. Kılıçdaroğlu onu adaylıktan nasıl vazgeçirecek?”

İmamoğlu Ankara’ya gelmeden hemen önce de CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda belediye başkanlarını öne çıkaran İyi Parti lideri Meral Akşener’e açık mesaj vermişti: Hiçbir parti, başka partinin iç işine karışamaz.

Ortalık gerilimli olmasından öte sorularla doluydu. Kılıçdaroğlu kendisi aramıştı İmamoğlu’nu. “Gelin, grup toplantımızda sizi aramızda görmek istiyoruz” davetini iletmişti.

Kılıçdaroğlu ile İmamoğlu’nun nasıl görüşeceklerine, İmamoğlu’nun CHP meclis grup toplantısında ne yapacağına ilişkin sorgulama büyürken İmamoğlu sessiz, sıradan bir konuk gibi geldi meclise. Onca kamera ona döndüğünde, “Güzel bir gün olacak” sözünden başka bir şey çıkmadı ağzından. Gözünün içine bakan Kılıçdaroğlu’na tüm içtenliğiyle gülümsüyordu. Belli ki Kılıçdaroğlu’nun Ankara daveti İmamoğlu’nu mutlu etmişti.

“Baba-oğul” planı

CHP, siyasi yasak kararından hemen sonra Saraçhane’de İyi Parti lideri Meral Akşener’le kucaklaşan İmamoğlu için özel hazırlık yapmıştı. Her şey planlanmıştı. Bu planda herkese mesaj olacaktı. CHP’li kurmaylar, “Kimse İmamoğlu’nun CHP ile arasını açamayacak. Kimse, İmamoğlu’nu CHP’den kopartamayacak. Kimse CHP’den rol çalamayacak ve kimse Kılıçdaroğlu’nun olası adaylığını gölgeleyemeyecek” diyordu. İmamoğlu ile Kılıçdaroğlu arasında bir “baba-oğul” ilişkisi sergilemek bu planının omurgasını oluşturuyordu.

Ve İmamoğlu’nun deyişiyle “güzel gün” başladı.

Akşener Saraçhane’de İmamoğlu’na sarıldıysa, Kılıçdaroğlu da Ankara’da sarılacaktı. İmamoğlu’na meclisteki odasında sarılan Kılıçdaroğlu’nun fotoğrafı basına anında servis edildi. CHP TBMM Grubunun âdetleri arasında böyle fotoğraf servisi yapmak yoktu.  Servisin yapılmasındaki amaç Kılıçdaroğlu’nun İmamoğlu’na Akşener’den daha çok sahip çıktığını göstermekti.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel’in İmamoğlu’na grup toplantısında “hoşgeldiniz” derken söylediği övgü dolu sözlerin devamını Kılıçdaroğlu getirecekti. Özel’in İmamoğlu’na “Hepimizin gözbebeği” diye seslendiği anda grup toplantısında kopan alkış, Kılıçdaroğlu’nun “İmamoğlu size büyük lokmadır. Boğazınıza takılır, boğulursunuz. Boğarız sizi” sözlerinden sonra daha da arttı. Ve yorumlar hep aynıydı o anda CHP grubunda:

“Kılıçdaroğlu, İmamoğlu ile cumhurbaşkanlığı adaylığında yarışmayacak. Kılıçdaroğlu, Altılı Masa’dan birinin aday olmasındaki ısrarından geri adım atmayacak.”

Kılıçdaroğlu’nun kürsüde yapacağı konuşma da önceden hazırlanmıştı. Genelde konuşmalarını notlarına bakarak ama doğaçlama yapan Kılıçdaroğlu, bu kez doğrudan metni okumayı tercih etti. İmamoğlu’yla ilişkisini anlatmaya başlamadan önce herkesin kendisini dikkatle dinlemesini istedi ve grupta onu dinleyenlerin yorumuyla ortaya İmamoğlu-Akşener ilişkisinden çok daha etkileyici bir İmamoğlu-Kılıçdaroğlu ilişkisi çıktı:

“Benim İmamoğlu’yla ilişkim baba-oğul ilişkisi gibidir. Kendisi CHP’nin evladı olduğu kadar benim de evladımdır. Ona sahip çıkmak boynumun borcudur.”

Ancak Kılıçdaroğlu “İmamoğlu’nu kürsüye çıkaracak” beklentilerini özellikle boşa çıkardı. Niye boşa çıkardığını, sonrasında CHP kurmayları “Çünkü kürsü Kemal Kılıçdaroğlu’nun. İmamoğlu da içimizden biri” sözleriyle açıkladı.

El ele, kol kola girdikleri CHP grup toplantısından birlikte ayrıldı Kılıçdaroğlu ile İmamoğlu. Bundan sonra ne olacak? Sorun bitti mi, düğüm çözüldü mü, Altılı Masa yoluna nasıl devam edecek? İktidarla, muhalefetin cumhurbaşkanlığı adaylığı çekişmesi nasıl olacak?

Yine soru çok. Ama bu kez “Kılıçdaroğlu, İmamoğlu’nu cumhurbaşkanlığı adayı olarak görmek istemiyor. Baba-oğul yoluna devam edecek. Oğul babayı, baba da oğulu ezmeyecek” yorumları öne çıkıyor.

Devamı…
Yorumunuz

Cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir