Yaşam

Bursa’da 7 büyüklüğünde deprem uyarısı! Prof. Seyitoğlu açıkladı

Prof. Dr. Gürol Seyitoğlu, Bursa Ovası’nı geçen 94 km’lik fay hattının 7 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu açıkladı. 1855’te kırılmayan Kestel-Yenişehir hattında enerji biriktiğini belirten Seyitoğlu, “Bursa’nın avantajı deprem gerçekleşmeden önce fayın ovanın içinde bulunduğunu biliyor olmamız” ifadelerini kullandı.

Osmangazi Belediyesi ev sahipliğinde, Panorama 1326 Fetih Müzesi’nde gerçekleştirilen “Bursa Depremi Konuşuyor” paneli, kentin jeolojik yapısını ve taşıdığı devasa riski gözler önüne serdi.

Ankara Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gürol Seyitoğlu, “Deprem Tehlikesi Açısından Havza Biçen Faylar Arasında Bir Karşılaştırma” başlıklı sunumunda fay sistemlerini deprem tehlikesi açısından ele aldı.

Prof. Dr. Gürol Seyitoğlu, Bursa Ovası’nın altından geçen ve 94 kilometre uzunluğa ulaşan dev fay sistemine işaret etti.

Gürol Seyitoğlu, “Türkiye Diri Fay Haritası’nda Bursa ve çevresindeki faylar, 1855 yılında gerçekleşen depremlere neden olan faylar kadar uzun değil. Bizim tespit ettiğimiz fay, tüm Bursa Ovası’nı boydan boya geçen bir fay. Bu fayın uzunluğu yaklaşık 94 kilometreyi buluyor.

Tarihi kayıtlar ve araştırmalar üzerinden değerlendirmelerde bulunan Seyitoğlu, Susurluk’tan Kestel’e kadar uzanan bir fay sisteminin 1855 yılında kırılmış olması gerektiğine ilişkin bulgular bulunduğunu ifade etti. Kestel’den Yenişehir Ovası’nın iç kesimlerine uzanan bölümün ise aynı dönemde kırılmamış göründüğünü söyledi.

Fayların yılda kaç milimetre yer değiştirdiğinin, sistem üzerinde biriken gerilimin hesaplanmasında önemli olduğunu belirten Seyitoğlu, bu veriler üzerinden deprem üretme potansiyelinin değerlendirilebildiğini kaydetti. Bursa’daki fayın ovanın tamamı boyunca uzanmasının deprem tehlikesi açısından dikkate alınması gerektiğini vurguladı.

Bazı fayların varlığının ancak büyük depremlerden sonra yüzeyde meydana gelen kırılmalarla anlaşılabildiğini ifade eden Seyitoğlu, Bursa’da ise fayın deprem gerçekleşmeden önce ovanın içinde bulunduğunun bilindiğini söyledi. Seyitoğlu, bu bilgi doğrultusunda gerekli önlemlerin alınması gerektiğine dikkat çekti.

Panelde konuşmalar başlamadan önce gösterilen animasyon filmde, 1855 yılında Bursa’da meydana gelen depremin kentte yol açtığı yıkım görsel anlatımla aktarıldı. Tarihi depremin etkilerini ortaya koyan gösterimle, geçmişte yaşanan felaketlerin hatırlanması ve afetlere karşı hazırlıklı olunmasının önemi vurgulandı.

UNESCO Bursa Alan Başkanı Prof. Dr. Neslihan Dostoğlu, “Deprem, Mimarlık ve Bursa: Tarihi Bir Perspektif” başlıklı sunumunda deprem olgusunu kentin mimari yapısı ve tarihi gelişimi çerçevesinde ele aldı. Dostoğlu, tarihi örneklerin incelenmesinin deprem riskine karşı alınabilecek önlemlerin değerlendirilmesine katkı sağladığını belirtti.

Ankara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Nizamettin Kazancı, “İnsan Yerleşimleri, Doğal Kaynaklar ve Jeolojik Miras” başlıklı sunumunda jeolojik mirasın önemine değindi. Fosiller, kayaçlar, mineraller ve yer şekilleri gibi doğal varlıkların jeolojik geçmişin belgelerini oluşturduğunu belirten Kazancı, Bursa’nın bu alanda önemli bir potansiyele sahip olduğunu söyledi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu