Bakan Hakan Fidan: İran’ın stratejisi son derece yanlış

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Bakanı Hakan Fidan, TRT Haber’in özel yayınında ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan savaşa ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Fidan, özellikle İran’ın Körfez ülkelerini hedef almasını “inanılmaz derecede yanlış bir strateji” olarak nitelendirdi.
“Körfez ülkeleri savaşı önlemek için çok çalıştı”
Fidan, Körfez ülkelerinin büyük bölümünün savaşın çıkmaması için yoğun diplomatik çaba yürüttüğünü belirterek, saldırıdan bir saat öncesine kadar Muhammed bin Abdurrahman Al Thani’nin diplomasi trafiğini sürdürdüğünü söyledi.
Buna rağmen İran’ın arabulucu konumundaki Umman, Katar, Kuveyt, Bahreyn, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Ürdün’ü hedef almasının bölgesel riski ciddi biçimde artırdığını ifade etti.
Fidan, bu ülkelerin üslerini saldırgan taraflara açmadığını ve tarafsız kalmaya çalıştığını vurgulayarak, İran’ın bu tutumunun kendi stratejik çıkarları açısından da hatalı olduğunu dile getirdi.
“Savaş İran’la sınırlı kalmıyor”
Fidan, çatışmanın etkilerinin yalnızca İran’la sınırlı kalmadığını, enerji altyapılarına yönelik saldırılar nedeniyle küresel ekonomi ve enerji güvenliğinin doğrudan etkilendiğini söyledi.
İran’ın “Ben gidersem bölgeyi de götürürüm” anlayışıyla enerji tesislerini hedef aldığını belirten Fidan, bunun özellikle Avrupa’da enerji fiyatları ve enflasyon üzerinde yeni baskılar oluşturabileceğine dikkat çekti.
İki senaryo: Askeri kapasitenin yok edilmesi mi, rejim değişikliği mi?
Fidan’a göre savaşın gidişatını belirleyecek iki temel hedef kümesi bulunuyor:
- İran’ın askeri kapasitesinin ortadan kaldırılması
- Rejim değişikliğini hedefleyen geniş kapsamlı bir müdahale
Bu iki hedefin savaşın süresini, kapsamını ve bölgesel risklerini doğrudan değiştireceğini belirten Fidan, Türkiye’nin özellikle ikinci senaryonun devreye girmemesi için diplomatik çaba yürüttüğünü söyledi.
“27 Ocak’ta savaşın eşiğindeydik”
Fidan, Ocak ayında savaşın çıkma ihtimalinin son derece yüksek olduğunu, 27 Ocak’ta Cumhurbaşkanı’nın Donald Trump ile yaptığı telefon görüşmesinin kritik rol oynadığını açıkladı.
30 Ocak’ta İstanbul’da İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi ile görüşüldüğünü, ardından ABD tarafıyla temas kurularak müzakere mimarisi önerildiğini belirtti. Bu girişimle savaşın 1–2 günlüğüne de olsa ertelendiğini ifade eden Fidan, “Biraz daha gidilseydi nükleer meselede arzu edilen sonuca ulaşılabilirdi” değerlendirmesinde bulundu.
“Yayılma riski bizi endişelendiriyor”
İran’ın saldırıya uğrayan ülkelerin enerji altyapılarını ve sivil unsurlarını hedef almasının, bu ülkeleri karşılık vermeye zorlayabileceğini belirten Fidan, bunun savaşın cephesini iki taraflı genişletebileceğini söyledi.
Türkiye açısından en büyük riskin savaşın bölgesel yayılımı olduğunu vurgulayan Fidan, olası göç dalgası ihtimaline karşı da hazırlıklı olunduğunu ifade etti.
Sınır güvenliği ve göç senaryosu
Fidan, İran sınırında son yıllarda inşa edilen güvenlik duvarlarının ve alınan tedbirlerin olası bir kriz anında öneminin daha net görüldüğünü söyledi. Türkiye’nin sınır güvenliğinin “çok iyi durumda” olduğunu vurguladı.
Gazze ve insani durum
Fidan, savaşın güvenlik ortamını daha da sertleştirmesi halinde Gazze’deki insani koşulların kötüleşebileceği uyarısında bulundu. Ateşkes çabalarının ve insani yardımların sekteye uğramasından endişe duyduklarını belirtti.
“İsrail’i durduracak aktör Amerika”
Fidan, İsrail’i durdurabilecek ana aktörün ABD olduğunu belirterek, başta bölge ülkeleri ve Avrupa olmak üzere uluslararası aktörlerin Washington’a net mesajlar vermesi gerektiğini söyledi.
Yeni İran liderliğinin savaşı durdurmak için bir fırsat penceresi oluşturabileceğini ifade eden Fidan, “Savaşın uzaması, her türlü tavizden daha kötü sonuç getirir” dedi.
Kriz yönetimi ve dezenformasyon uyarısı
Türkiye’nin kurumlar arası koordinasyon içinde tüm senaryoları masaya yatırdığını belirten Fidan, Milli Savunma Bakanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı ile sürekli değerlendirme toplantıları yapıldığını aktardı.
Türkiye’nin politikalarına yönelik dezenformasyon kampanyalarının da yakından takip edildiğini ifade eden Fidan, vatandaşlara “Her türlü soruna karşı gerekli tedbiri almış durumdayız, müsterih olsunlar” mesajını verdi.



