Kültür & Sanat

”Anadolu’nun kadim dili Zazaca tehlikede!”

Zaacanın yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirten uzmanlar, dilin korunabilmesi için toplumsal farkındalık, yasal düzenlemeler ve eğitimde reform yapılması gerektiğini vurguluyor.

Zazaca, yüzyıllardır Anadolu’nun farklı köylerinde ve kasabalarında halkın kimliğini ve kültürünü taşıyan güçlü bir dil olarak varlığını sürdürdü.

Ancak günümüzde UNESCO tarafından kaybolmaya yüz tutan diller arasında sayılan Zazaca yok olma tehdidiyle karşı karşıya.

Sosyolojik açıdan Zazacanın kaybolma süreci sadece dilsel bir kayıp değil aynı zamanda bir kimlik ve kültür krizini de beraberinde getiriyor.

Peki, bu değerli mirası kaybetmemek için ne yapılmalı?

Uzmanlar, dilin korunabilmesi için eğitimde, ailelerde ve toplumsal düzeyde büyük bir seferberlik başlatılması gerektiğini söylüyor.

Mardin Artuklu Üniversitesi‘nden Doç. Dr. Ahmet Kırkan, Zazacanın coğrafi yakınlık sayesinde bir dönem gücünü koruduğunu, ancak günümüzde aileler arasında bile giderek daha az konuşulduğunu belirtiyor. 

Bingöl Üniversitesi‘nden Öğretim Görevlisi Murat Varol ise, dilin geleceği konusunda ciddi endişeler taşıyor ve anayasal düzenlemelerin şart olduğunu söylüyor.

”EĞİTİM DİLİ OLMALI”

Tunceli Munzur Üniversitesi’nden Öğretim Görevlisi Hüseyin Çağlayan da, geçmişteki yasakların dilin gelişmesini engellediğini ve şehirleşme ile birlikte dilin daha da zayıfladığını ifade ediyor. Öğretim Görevlisi Dr. İlyas Arslan ise, dilin nesilden nesile aktarılmamasının en büyük sorun olduğunu ve yasal düzenlemelerle dilin eğitim dili olarak kabul edilmesi gerektiğini vurguluyor.

Uzmanlar, Zazacanın korunması için eğitimde, ailelerde ve toplumsal düzeyde büyük bir seferberlik başlatılması gerektiğini ifade ederek, ”Zazaca, sadece bir iletişim aracı değil, aynı zamanda bir kimlik ve kültür meselesi” dedi.

Dilin korunmasının sadece bilimsel bir mesele olmadığını, aynı zamanda bir toplumsal sorumluluk olduğunu da ifade eden 
uzmanlar, Zazacanın yaşatılması için toplumun her kesiminin bilinçli bir şekilde bu dile sahip çıkması gerektiğini vurguladı.

Munzur Üniversitesi Zaza Dili ve Edebiyatı Bölümü öğretim görevlisi Dr. İlyas Arslan, Zazacanın kaybolmasının en önemli nedeninin nesilden nesle aktarılmaması olduğunu söyledi.

“Bir toplum kendi çocuklarına, kendi torunlarına o dili öğretmiyorsa o dil tehlikeye giriyor. Bu en temel sebeptir” diyen Arslan, Zazacanın okullarda eğitim dili olarak kabul edilmemesinin de bu durumu etkileyen önemli bir faktör olduğunu vurguladı ve şu ifadelerle devam etti:

Zazaca 2012 yılından itibaren Türkiye’deki bazı okullarda seçmeli ders olarak okutulmaya başlansa da bu uygulama yetersiz. İnsanlar Zazaca öğrenip ne yapacak, İngilizce öğrensin, Almanca öğrensin, Almanya’ya gider çalışır diyerek, dili ekonomik gelecekle ilişkilendiriyor.

Dil kaybolduğunda beraberinde kültürün de yok olacağını söyleyen Arslan, “Dil kaybolduğu zaman inanç da kaybolur. Bu özellikle Alevi inancındaki insanlar için geçerlidir” şeklinde konuştu.

Zazacanın kaybolmasının sadece bir dil meselesi olmadığını, bir kimlik ve inanç meselesi de olduğunun altını çizen Arslan, Zazacanın hâlâ yaşayan bir kültür öğesi olarak önemini belirterek sözlerini şöyle sonlandırdı:

En önemli adım yasal düzenlemelerin olması. Zazaca ve benzeri azınlık dillerinin korunabilmesi için devletin bu konuda adım atması gerekiyor. Eğitim dili olarak Zazacanın da yer alması bu dilin sonraki kuşaklara aktarılmasının önünü açacaktır. Bunun ardından dilin geleceğine ilişkin daha umutlu bir tablo çizileceğine inanıyorum.

Bu dilin kaybolmaması için sahiplenilmesi gerekiyor, aynı zamanda gençlerin dil öğrenmeye daha fazla ilgi göstermeleri gerekiyor. Zazaca sadece bir iletişim aracı değil aynı zamanda bir kültür ve kimlik unsuru. Bu dilin korunması sadece bilimsel bir mesele değil aynı zamanda bir toplumsal sorumluluktur.( The Independentturkish)

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu