Kültür & Sanat

Diyarbakır’da 9 bin yıllık gizem çözüldü

Türkiye Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Diyarbakır’ın Ergani ilçesindeki Çayönü Tepesi’nde yapılan kazılarda M.Ö. 6900-6800 yıllarına tarihlenen madencilik işliğinin gün yüzüne çıkarıldığını duyurdu.

Mehmet Nuri Ersoy, Çayönü Tepesi’nde ortaya çıkarılan M.Ö. 6900-6800 yıllarına tarihlenen 5 metrekarelik madencilik işliğine ilişkin, “Yeni keşif, burada madencilik geleneğinin yaklaşık 2 bin yıl boyunca sürdüğünü ve uzmanlaşmış üretim faaliyetlerinin belirli çalışma alanlarında gerçekleştirildiğini ortaya koyuyor.” ifadelerini kullandı.

Ersoy, bugün (1 Eylül 2026) sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Çayönü Tepesi’nde insanlık tarihinin en erken üretim teknolojilerine ışık tutan önemli bir keşfi daha gün yüzüne çıkardıklarını belirtti.

Ersoy, “Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde yürüttüğümüz 2026 yılı kazılarında, M.Ö. 6900–6800 yıllarına tarihlenen yaklaşık 5 metrekarelik bir madencilik işliği ortaya çıkarıldı. İşlikte ham ve yarı işlenmiş malakitler, işlenmiş malakit örnekleri, bakır boncuklar ve bakır nesneler ile taş döşemeli çalışma alanı tespit edildi.” bilgisini paylaştı.

Çayönü’nde bakır ve malakit kullanımının izlerinin M.Ö. 9100’lere kadar uzandığının altını çizen Ersoy, şunları kaydetti:

“Yeni keşif, burada madencilik geleneğinin yaklaşık 2 bin yıl boyunca sürdüğünü ve uzmanlaşmış üretim faaliyetlerinin belirli çalışma alanlarında gerçekleştirildiğini ortaya koyuyor. Yerleşik yaşamdan tarıma, mimariden zanaat uzmanlaşmasına uzanan büyük dönüşümlerin izlerini taşıyan Çayönü Tepesi’nde geçmişin izlerini bilimsel kazılarla geleceğe taşımaya devam ediyoruz.”

Malakit ve bakır buluntularının sayısı yaklaşık 42’ye ulaştı

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Savaş Sarıaltun başkanlığında yürütülen kazılarda madencilik işliği yerleşmenin batı kesiminde açığa çıkarıldı.

Yaklaşık 5 metrekarelik alanı kapsayan işliğin çevresinde en az 6 dikme deliği, merkezinde ise taş döşemeli çalışma alanı tespit edildi. Dikme delikleri, çalışma alanının üzerinin bir gölgelikle örtülmüş olabileceğini ve üretim mekanının bilinçli biçimde düzenlendiğini göstermesi bakımından önem taşıyor.

İşliğin merkezinde 18, işlik ve yakın çevresinde ise yaklaşık 24-25 malakit örneği bulundu. Daha geniş çalışma alanındaki malakit ve bakır buluntularının sayısı yaklaşık 42’ye ulaştı.

Buluntular arasında ham malakit parçalarının yanı sıra yarı işlenmiş ve işlenmiş malakitler, bakır boncuklar ve çeşitli bakır nesneler yer aldı.

Çayönü’nün kültürel sürekliliğine yeni veriler

2026 yılı kazıları, yerleşmenin kültürel sürekliliğine ilişkin yeni veriler de sundu. Batı alandaki çalışmalarda Çanak Çömlekli Neolitik Dönemin erken aşamalarından Proto-Hassuna kültürüne ait nitelikli çanak çömlekler tespit edildi.

Yaklaşık M.Ö. 6800–6600 yıllarına tarihlenen buluntuların kesin kronolojisinin devam eden Karbon-14 ve diğer arkeometrik analizlerle daha ayrıntılı biçimde ortaya konulması planlanıyor.

Üretim alanının mimari olarak tanımlanabilmesi, ham madde ile farklı üretim aşamalarındaki malzemelerin aynı bağlamda ele geçmesi ve işliğin bütüncül olarak belgelenebilmesi nedeniyle keşif, 2026 yılı Çayönü Tepesi kazı sezonunun en önemli buluntularından biri olarak değerlendiriliyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu