Yaşam

İstanbul’daki Adalar açıklarındaki deprem hareketliliğine uzman isimlerden açıklamalar

İstanbul’un Adalar ilçesi açıklarında sabah saatlerinde başlayan ve saat 16.08’den sonra kümeleşen art arda depremlerin yarattığı endişenin ardından deprem uzmanlarından arka arkaya açıklamalar geldi.

AFAD verilerine göre, son günlerde Marmara Denizi’nde Adalar açıklarında en büyüğü 3.2 olan peş peşe depremler meydana geldi. Sarsıntıların ardından olası “Büyük İstanbul Depremi” tartışmaları yeniden gündeme gelirken, uzmanlardan dikkat çeken ancak birbirinden farklı değerlendirmeler geldi.

Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Büyükada’nın güneyinde 19 Ağustos’ta meydana gelen 2.2 ve 3.0 büyüklüğündeki mikro depremlerin ardından Adalar Fayı’na yönelik endişelerin arttığını belirtti. Üşümezsoy, ana fayda olağanüstü bir durum olmadığını savunarak, “Adalar fayı yaşlı ve ölü bir faydır. Buradan büyük bir deprem çıkmaz” dedi.

Sarsıntıların doğrudan Adalar Fayı üzerinde değil, ana fayı kesen ikincil ve üçüncül fay hatlarında meydana geldiğini ifade eden Üşümezsoy, hareketliliğin daha önce yaşanan depremlerin bölgeye yüklediği stresle bağlantılı olabileceğini söyledi.

Prof. Dr. Okan Tüysüz ise mikro depremlerin tek başına büyük bir depremin habercisi olarak değerlendirilemeyeceğine dikkat çekti. Tüysüz, “Bir depremin ya da depremlerin öncü olduğu, arkasından büyük deprem gelince anlaşılır” değerlendirmesinde bulundu. Adalar Fayı’ndaki mikro sarsıntıların, fayın aktif olduğuna işaret ettiğini belirten Tüysüz, “Bekleyip göreceğiz” dedi.

Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan da Adalar’ın güneybatısındaki depremciklerin bazı çevrelerce İstanbul depremine öncü olarak yorumlanmasının halkta tedirginlik yarattığını ifade etti. Deprem tahminlerinin yalnızca küçük sarsıntıların sayısı ve konumuna bakılarak yapılamayacağını vurgulayan Ercan, uzun vadeli değerlendirmelerine göre Kuzey Marmara’da büyük bir depremin en erken 2045, en olası ise 2075 civarında meydana gelebileceğini öne sürdü.

Marmara’daki deprem hareketliliği sürerken, uzmanların ortak vurgusu ise küçük sarsıntıların tek başına yaklaşan büyük bir depremin kesin işareti olarak yorumlanamayacağı yönünde oldu.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu