Suriye Cumhurbaşkanı Şara: İsrail ile güvenlik anlaşması yapmayı amaçlıyoruz

Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara, İsrail ile bir güvenlik anlaşmasına varmak için çalıştıklarını söyledi. Şara ayrıca, bölgenin İsrail ile İran hırsları arasında seçim yapmaya zorlanmaması gerektiğini vurguladı.
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmet Şara, Katar merkezli Al Jazeera televizyonuna verdiği özel röportajda, bölgesel ve uluslararası gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Bölgede İsrail’in farklı hedefleri bulunduğunu ifade eden Şara, uluslararası toplumun desteğiyle Suriye’ye yönelik daha dengeli bir yaklaşım oluşturmayı amaçladıklarını dile getirdi. Ayrıca bölge ülkelerinin İsrail ile İran arasında tercih yapmaya zorlanmaması gerektiğini vurgulayarak, bağımsız siyasi çizginin önemine dikkat çekti.
Yaklaşık 60 yıllık Esad yönetiminin ardından yeni dönemin yeniden inşa, istikrar ve kalkınma odaklı olacağını söyleyen Şara, ABD ve Avrupa’nın bu süreci olumlu karşıladığını, yaptırımların tamamen kaldırılmasının ise Suriye’nin terörü destekleyen ülkeler listesinden çıkarılmasına bağlı olduğunu belirtti.
Şara, Rusya ile ilişkilerin normalleşme sürecinin sürdüğünü ve Rus üslerinin geleceğine ilişkin görüşmelerin devam ettiğini aktarırken, Lübnan sınırındaki Hizbullah varlığından duydukları endişeyi de dile getirdi.
İç politikaya ilişkin açıklamalarında ise Beşar Esad döneminde kaybolan kişilerin akıbetini araştırmak üzere özel bir heyet kurulduğunu, ulaşılan kayıp kişi sayısının kamuoyunu sarsacak düzeyde olduğunu ifade etti. Ayrıca SDG ile varılan anlaşmanın uygulanmasında yavaşlama yaşandığını ancak süreci tamamlama konusundaki kararlılıklarının sürdüğünü söyledi.
Şara, Suriye’nin doğusunun uzun yıllar ihmal edildiğini belirterek Şam ile Deyrizor arasında yeni bir otoyol projesi üzerinde çalışıldığını, Irak ile ilişkilerin geliştiğini ancak sınır hattındaki denetim dışı silahlı grupların varlığından endişe duyduklarını da sözlerine ekledi.
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Kürtlerin Suriye’nin asli unsurlarından biri olduğunu belirterek, eski rejim döneminde vatandaşlık haklarından mahrum bırakılan Kürtlerin haklarının iade edildiğini, kültürel hakların tanındığını ve Nevruz’un resmi bayram ilan edildiğini söyledi. Şara, “Kürtlerle SDG farklı konular.” ifadelerini kullandı.
Terör örgütü YPG’nin omurgasını oluşturduğu SDG ile yapılan anlaşmaların uygulanmasında zaman zaman sorunlar yaşandığını belirten Şara, son mutabakatın daha güçlü bir zemine sahip olduğunu ve uygulama sürecinin sürdüğünü ifade etti. Suriyelileri yeni çatışmalara sürükleyecek her seçenekten kaçınılması gerektiğini vurgulayan Şara, çatışmayı önleyen her çözümün değerli olduğunu dile getirdi.
Demokratikleşme sürecine de değinen Şara, halkın yöneticilerini seçebileceği ve ülkenin yönetimine ilişkin yasalarda söz sahibi olabileceği bir sistem kurmayı hedeflediklerini söyledi. Halk Meclisi’nin ilk oturumlarının başlamasını bu süreçte önemli bir adım olarak nitelendiren Şara, siyasi sistemin yalnızca cumhurbaşkanının kararıyla değil, meclis üyeleri ve toplumun farklı kesimlerinin katkılarıyla şekilleneceğini belirtti.
Dış politikaya ilişkin açıklamalarında ise İsrail ile bir güvenlik anlaşmasına varmak için çalıştıklarını söyleyen Şara, Tel Aviv yönetimiyle sonuçsuz çatışmalardan kaçındıklarını ve barışçıl çözümler için yoğun diplomatik çaba yürüttüklerini ifade etti. Güvenlik anlaşmasının önünde İsrail kaynaklı ihlaller ve çeşitli engeller bulunduğunu belirten Şara, bölgenin İsrail ile İran arasında tercih yapmaya zorlanmaması gerektiğini vurgulayarak, bölge ülkelerinin bağımsız bir siyasi çizgi izlemesinin önemine dikkat çekti.
Yaklaşık 60 yıllık Esad yönetiminin ardından Suriye’nin yeni döneminin yeniden inşa, istikrar ve kalkınma odaklı olacağını belirten Şara, ABD ve Avrupa ülkelerinin bu süreci olumlu karşıladığını söyledi. Ekonomik yaptırımların tamamen kaldırılmasının Suriye’nin terörü destekleyen devletler listesinden çıkarılmasına bağlı olduğunu ifade eden Şara, Rusya ile ilişkilerin normalleşme sürecinin devam ettiğini ve Rus üslerinin geleceğine ilişkin müzakerelerin sürdüğünü aktardı. Ayrıca Lübnan sınırındaki Hizbullah varlığından duydukları endişeyi dile getirerek, Lübnan’ın egemenliğini desteklediklerini kaydetti.



