Bilimsel Araştırma: Aspirin Bağırsak Kanseri Riskini Düşürebilir

Aspirin, tıbbi adıyla asetilsalisilik asit, ağrı kesici, ateş düşürücü ve kan sulandırıcı özellikleri olan yaygın bir ilaçtır. Son yıllarda yapılan bilimsel araştırmalar, aspirinin bazı kanser türleriyle ilişkili olabileceğini ortaya koymuştur. Özellikle uzun süreli ve düşük dozda kullanımın, kalın bağırsak (kolorektal) kanseri riskini azaltabileceğine dair bulgular vardır. Bunun nedeni, aspirinin vücutta iltihapla ilişkili süreçleri baskılayarak kanser gelişiminde rol oynayan mekanizmaları etkilemesidir.
Newcastle Üniversitesi’nden Profesör John Burn’ün öncülük ettiği ve CAPP2 olarak bilinen çalışmada, kalıtsal bir kanser yatkınlığı olan Lynch sendromunu taşıyan 861 kişi uzun süreli olarak takip edilmiştir. Katılımcılar rastgele iki gruba ayrılmış, bir gruba her gün 600 mg aspirin verilirken diğer gruba plasebo uygulanmıştır. Çalışmanın amacı, aspirinin bu yüksek risk grubunda kanser gelişimini önleyip önlemediğini araştırmaktı.
Yaklaşık 10 yıllık takip sonucunda elde edilen veriler, aspirin kullanan grupta özellikle kalın bağırsak kanseri görülme oranının daha düşük olduğunu göstermiştir. Aspirinin koruyucu etkisinin hemen ortaya çıkmadığı, genellikle birkaç yıl sonra belirgin hale geldiği anlaşılmıştır. Uzun vadeli değerlendirmelerde bazı katılımcılarda kanser riskinde önemli ölçüde azalma gözlenmiştir.
Ancak bu sonuçlar, aspirinin herkes için uygun bir koruyucu ya da tedavi edici ilaç olduğu anlamına gelmez. Çalışma özellikle genetik olarak yüksek risk taşıyan bireyler üzerinde yapılmıştır. Aspirin kullanımının mide ve bağırsak kanaması gibi ciddi yan etkileri olabileceği için, bu tür bir kullanım mutlaka doktor kontrolünde ve kişisel riskler değerlendirilerek planlanmalıdır.
O yüzden aspirin bir kanser tedavisi değildir. Yani mevcut bir kanseri ortadan kaldıran ya da doğrudan iyileştiren bir ilaç olarak kullanılmaz. Ayrıca her birey için uygun değildir. Uzun süreli veya bilinçsiz kullanımı mide ve bağırsak kanamalarına, ülser oluşumuna ve diğer ciddi yan etkilere yol açabilir.
Bu nedenle aspirin ancak doktor önerisiyle, kişinin sağlık durumu ve risk faktörleri değerlendirilerek kullanılmalıdır. Özetle aspirin bazı kanser türlerinin riskini azaltmada rol oynayabilir, ancak “kansere karşı güçlü bir silah” olarak tek başına değerlendirilmesi doğru değildir.


