Ortadoğu

İran’dan Hürmüz’de Güç Gösterisi: 150 Km Menzilli Yeni Füze Tanıtıldı

ABD ile askeri gerilimin tırmandığı bir dönemde İran, deniz kuvvetleri envanterine giren en modern platformlardan biri üzerinden yeni bir hava savunma kabiliyetini sahaya sürdü. İran, Seyyad Şirazi korvetinden dikey atım özelliğine sahip 150 kilometre menzilli Seyyad-3G hava savunma füzesini başarıyla test etti.

Test, İran Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri tarafından, dünyanın en stratejik su yollarından biri olarak kabul edilen Hürmüz Boğazı’nda icra edilen “Hürmüz Boğazı Akıllı Kontrol” tatbikatı sırasında gerçekleştirildi. İran devlet medyasında yayımlanan görüntülerde, Seyyad-3G füzesinin bir savaş gemisinden ilk kez dikey atım sistemi (VLS) ile fırlatıldığı görüldü.

150 Kilometrelik Deniz Üstü Hava Kalkanı

Seyyad-3 füze ailesinin deniz platformlarına uyarlanmış versiyonu olan Seyyad-3G, yaklaşık 150 kilometre menzil ve 27–30 kilometre irtifa kapasitesine sahip. Füzenin; seyir füzeleri, insansız hava araçları ve yüksek performanslı savaş uçaklarına karşı kullanılmak üzere tasarlandığı belirtiliyor.

Askeri uzmanlar, bu testin İran’ın deniz unsurları etrafında katmanlı bir hava savunma kubbesi oluşturma kapasitesine ulaştığını teyit ettiğini vurguluyor. Bu durum, İran donanmasının bugüne dek daha çok kıyıya bağımlı savunma konseptinden uzaklaşmaya başladığına işaret ediyor.

Katamaran Gövdeli “Hayalet” Platform

Füze testinin gerçekleştirildiği Seyyad Şirazi korveti, İran’ın “Süleymani” sınıfı gemileri arasında yer alıyor. 2024 yılında hizmete giren, yaklaşık 600 ton deplasmana sahip katamaran gövdeli gemi, alüminyum alaşımdan imal edilmesi ve düşük radar kesit alanı sayesinde “stealth” (hayalet gemi) özellikleri taşıyor.

Gemi, yalnızca hava savunma değil; aynı zamanda uzun menzilli seyir füzeleriyle taarruz görevleri icra edebilecek kapasiteye sahip. Bu yönüyle Seyyad Şirazi, İran donanmasının çok amaçlı ve açık deniz odaklı dönüşümünün sembolik platformlarından biri olarak değerlendiriliyor.

Hürmüz Boğazı’nda Risk Hesapları Değişiyor mu?

En dar noktasında yalnızca 21 deniz mili genişliğe sahip olan Hürmüz Boğazı, küresel petrol ve LNG taşımacılığının kilit geçiş noktası konumunda. İran’ın karaya konuşlu füze sistemlerinin yanı sıra, manevra kabiliyeti yüksek ve uzun menzilli hava savunma füzeleriyle donatılmış savaş gemilerini bu dar su yoluna konuşlandırması, ABD ve müttefiklerinin bölgedeki hava ve deniz operasyonları açısından yeni risk hesaplarını gündeme getiriyor.

Askeri analistler, bu gelişmeyi İran’ın klasik “sürat teknesi ve asimetrik saldırı” doktrininden, daha modern ve çok katmanlı bir deniz hava savunma konseptine yöneldiğinin açık bir göstergesi olarak yorumluyor.

Washington’a “Hazırız” Mesajı

Tahran’ın bu hamlesi, ABD Başkanı Donald Trump’ın Beyaz Saray’da yaptığı ve İran’a yönelik olası bir askeri saldırının değerlendirildiğini ima eden açıklamalarının hemen ardından geldi. Washington’un bölgeye ikinci bir uçak gemisi grubu ve 50’den fazla savaş uçağı sevk etmesi de gerilimi daha görünür kıldı.

İran cephesi ise yapılan testlerle, olası bir askeri müdahaleye karşı “denizde de caydırıcılık oluşturduk” mesajı vermeyi hedefliyor. Hürmüz Boğazı’nda sergilenen bu yeni kabiliyet, yalnızca askeri değil, aynı zamanda siyasi ve ekonomik dengeler açısından da yakından izleniyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu