AnalizMakalelerPolitika

100 Yıllık Entegrasyon Döngüsü ve Rojava Kırılması

(Türkiye/İran/Irak/Suriye) Kürtlerin silahsızlanma + kültürel haklar + yerel yönetim + anayasal tanınma araçlarıyla “sistem içine” alınması (veya alınmış gibi yapılması):

Metod: ( Jîndar Ax arşivi/derleme/tarama)

Abstract (Final değerlendirme)

Bu makale “entegrasyon”u; Kürtlerin mevcut devlet sınırları içinde silahsızlanma, kültürel haklar, yerel yönetim ve anayasal tanınma vaatleriyle “sistem içine” alınması (ya da alınmış gibi yapılması) olarak tanımlar ve 1920’lerden 2026’ya Türkiye/İran/Irak/Suriye hattında kronolojik bir döküm sunar. Bulgular, entegrasyonun dört ülkede de tekrarlayan bir döngü olarak çalıştığını gösterir: devlet zayıflayınca “açılım/vaat”, toparlanınca “merkezileştirme/geri alma”.

Bu döngü kısa vadede Kürtlerin fiziksel varlığını (hayatta kalma, şiddetin düşmesi, vatandaşlık/af/ateşkes) koruyabilir; fakat orta-uzun vadede ulusal/kurumsal varlığı (dil-eğitim, yerel iktidar, güvenlik mimarisi, geri alınamaz statü) için aynı sonucu garanti etmez. 2011 sonrası Suriye “laboratuvarı”, entegrasyonist/özyönetimci modelin sahada kurumsal kapasite üretebildiğini; 2024–2026 kırılması ise “entegrasyon”un giderek özyönetimi koruyan bir ortaklık olmaktan çıkıp özerk kurumların eritilmesine dayalı bir restorasyon mekanizmasına dönüştüğünü ortaya koyar.

Bu çerçevede, “entegrasyon”un pratikte asimilasyon ve dili unutturma siyaseti ile birlikte işlediği; Kürt kimliğinin ayrı bir millet olarak inkârı sürdükçe “hak paketlerinin” çoğu kez zaman kazandıran ara formüller olarak kaldığı savunulur. Son bölüm, iki düzeyi netleştirir:
(1) fiziksel varlığın korunması ile (2) ulusal/kurumsal varlığın korunması aynı şey değildir; entegrasyon ancak ikinci düzeyde anayasal, kurumsal ve denetlenebilir güvenceler üretirse “çözüm”e yaklaşır, aksi halde “entegrasyon” adı altında Türkleşme/Araplaşma/Farslaşma baskısını yönetilebilir hale getiren bir çerçeveye dönüşür.

Anahtar kavramlar: Entegrasyon döngüsü, kültürel haklar, silahsızlanma, yerel yönetim, anayasal tanınma, demokratik konfederalizm, ulus-devlet, Sykes–Picot, kurumsal tasfiye.

1) Giriş: Problem ve araştırma sorusu

Kürt meselesi, 20. yüzyıl boyunca dört ayrı devletin (Türkiye/İran/Irak/Suriye) sınırları içinde, farklı rejim tipleri altında ama benzer bir “entegrasyon repertuarı” ile yönetildi: güvenlikleşme + kontrollü kültürel alan + sınırlı yerel idare + çoğu zaman askıda kalan anayasal tanınma. 2011 sonrası Suriye iç savaşı bu repertuarı “sahada test edilen” bir laboratuvara dönüştürdü; 2024–2026 ise Türkiye’de barış/silah bırakma hattı ve Suriye’de rejim değişimi–entegrasyon pazarlıklarıyla birlikte yeni bir kırılma üretti.

Araştırma sorusu: Entegrasyon, Kürtler açısından kalıcı bir siyasal statü ve kurumsal koruma üretmiş midir; yoksa tekrar eden döngüler içinde “zaman kazandıran” bir mekanizma olarak mı kalmıştır?

2) Metod ve veri seti

Metod: Deep Websearch (kurumsal raporlar, insan hakları raporları, parlamento brifingleri, anayasa metinleri, think-tank analizleri ve medya/ajans haberleri üzerinden derleme).

Not: Bu metin, verilen kaynak listesi ve derleme notlarından hareketle yapılandırılmıştır; “olay-tarih” iddiaları kaynaklarla ilişkilendirilmiştir.

3) Kavramsal çerçeve: “Entegrasyon” ne demek?

Bu makalede entegrasyon, mevcut devlet sınırları içinde şu araçlarla yürütülen “sistem içileştirme” çabasıdır:

  • Silahsızlanma: fesih, teslim, entegrasyon, sınır dışı, silah yakma vb.
  • Kültürel haklar: dil, yayın, sembolik tanıma, bayram, vatandaşlık düzeltmeleri.
  • Yerel yönetim: belediye/yerel meclis/özerk idare gibi idari kapasite.
  • Anayasal tanınma: resmî statü, federal/özerk çerçeve, dilin anayasal konumu.

Bu çerçevede 100 yıllık çizgi, entegrasyonun tekrarlayan bir döngü olduğunu gösterir:

Devlet zayıflayınca “açılım/vaat”, toparlanınca “merkezileştirme/geri alma”.

4) İki paradigma: Bağımsızlıkçı çizgi ve entegrasyonist çizgi

Kürt siyasal hareketi içinde iki ana paradigma, hem toplumsal taban hem hedefler açısından ayrışır:

4.1. Klasik milliyetçilik ve bağımsızlıkçı çizgi (KDP/Barzani)

Temel başarı ölçütü: egemen, sınırları belli, uluslararası tanınan bir devlet. Meşruiyet: parlamento/kurumlar, düzenli askeri güç (Peşmerge), devletlerarası diplomasi. Ekonomi: serbest piyasa + enerji ihracatı.

4.2. Entegrasyonist / Demokratik Konfederalizm çizgisi (Öcalan/PKK/PYD)

Ulus-devleti kapitalist modernitenin baskı aracı olarak reddeder; hedef: sınırlar içinde tabandan örgütlenen demokratik özerklik (komünler, yerel meclisler), çok-etnili “demokratik ulus” söylemi.

4.3. Karşılaştırmalı tablo (özet)

ÖzellikBağımsızlıkçı Çizgi (KDP/Barzani)Entegrasyonist Çizgi (Öcalan/PKK/PYD)Temel hedefBağımsız, egemen Kürt ulus-devletiUlus-devleti reddeden; sınırlar içinde “demokratik özerklik”Siyasi modelParlamenter cumhuriyet / federasyonKomün–meclis odaklı konfederal yapıStratejiBüyük güçlerle devlet-bazlı ittifak“Üçüncü yol”, halkların ortak yaşamıEkonomiSerbest piyasa + enerji ihracatıKomünal ekonomi + ekolojik endüstriMeşruiyet kaynağıUluslararası hukuk + devlet kurumlarıToplumsal sözleşme + doğrudan demokrasi

5) Kronoloji: 1920–2026 entegrasyon döngüsü (Türkiye/İran/Irak/Suriye)

5.1. 1920’ler–1946: Kuruluş, inkâr ve ilk entegrasyon formülü = “tek ulus/devlet”

Türkiye

Cumhuriyetin erken döneminde isyanların bastırılması, entegrasyonun “asimilasyon + güvenlik” formuna oturduğunu gösterir (Şeyh Said 1925; Dersim 1937–38). (Kaynak kümeleri: akademik arşiv/JSTOR türü derlemeler)

İran

1946 Mahabad Cumhuriyeti’nin kısa ömürlü olması, Tahran’ın “merkezî egemenlik” kırmızı çizgisini erken dönemde netleştirdi. (Bkz. [Encyclopedia Britannica — Mahabad Republic])

Irak

Mandat/krallık ve ardından cumhuriyet dönemlerinde Kürt talepleri, **“merkezî devlet inşası”**yla sürekli gerilimli kaldı; bu dönemde kalıcı anayasal statü üretilemedi. (Genel çerçeve için: [UK Parliament / House of Commons Library — Iraq–Kurdistan tarih profilleri])

Suriye

Fransız manda ve ardından milliyetçi devlet oluşumu: Kürtlerin statüsü, ilerleyen yıllarda vatandaşlık/kimlik üzerinden sertleşecek zemini kurdu.

Dönem kalıbı: “Kürt kimliği siyasal kategori değildir; devlet tek kimlik üretir.”

5.2. 1946–1975: Entegrasyonun “özerklik vaatleri” çağı ve “zaman kazanma” örneği

Irak (en klasik örnek)

11 Mart 1970 Özerklik Anlaşması: Bağdat–Barzani hattında “özerk bölge + temsil” vaadi. ABD diplomatik belgelerinde de bu anlaşma “yerel özerklik” çerçevesi olarak geçer. (Bkz. [Office of the Historian — Iraq and the Kurds]) Sonuç: Anlaşma uygulanmadı; kriz yeniden savaşa döndü (özellikle tartışmalı bölgeler/merkezî kontrol). Bu “vaat + erteleme + geri dönüş” kalıbı sonraki on yılların şablonu oldu.

İran

Mahabad sonrası çizgi: Kürt örgütlenmesi “meşru siyaset” alanına nadiren girse bile, devletin kırmızı çizgisi **“bölgesel özerklik”**te sertleşti.

Türkiye

1960’lar–70’lerde Kürt siyasal/toplumsal mobilizasyonu artarken entegrasyon modeli yine güvenlik + inkâr ağırlıklı kaldı.

Suriye

1962 Haseke nüfus sayımı: on binlerce Kürt vatandaşlıktan düşürüldü; entegrasyon burada “vatandaşlık dışına itme” gibi ters bir biçime büründü. (Bkz. [Human Rights Watch — Syria (1996)]; ayrıca [Syrians for Truth and Justice — al-Hasakah Census 1962])

“Zaman kazanma”yı en net gösteren olgu: Irak 1970 özerklik vaadinin çöküşü.

5.3. 1975–1991: Entegrasyonun askıya alınması, sertleşme ve büyük yıkımlar

Irak

1975 Algiers düzenlemesi sonrası dış destek zemini daraldı; 1988 Enfal gibi kitlesel yıkımlara uzanan süreçte entegrasyon “askerî imha/yerinden etme” aşamasına geçti. (Bkz. [Human Rights Watch — Anfal Campaign])

Türkiye

PKK’nin silahlı döneme geçmesiyle (1980’ler) “entegrasyon” devlet açısından neredeyse tamamen “terörle mücadele” çerçevesine hapsoldu; siyasal çözüm kanalları zayıfladı.

İran

1979 devrimi sonrası Kürt özerklik talepleri ve devletin tepkisi, literatürde kritik kırılma olarak değerlendirilir. (Akademik derlemeler/JSTOR kümeleri)

Suriye

1962 statüsüzlük + kültürel/siyasal baskı 1990’lara kadar sürdü. (Bkz. [Human Rights Watch — Syria (1996)])

5.4. 1991–2003: Irak’ta “de facto entegrasyon dışı alan” ve diğerlerinde güvenlikleşme

Irak

1991 sonrası fiilî Kürt özerk alanı (1992 seçimleri/kurumsallaşma) Irak’ta entegrasyonun en ileri “kurumsal” örneğini yarattı. (Bkz. [House of Commons Library — Iraq/Kurdistan profilleri])

Türkiye / İran / Suriye

Irak’taki fiilî özerklik, diğer üç devlette güvenlik reflekslerini güçlendirdi: sınır-ötesi operasyonlar, örgütlenmelerin sınırlandırılması, kültürel alanın kontrolü.

5.5. 2003–2011: “Anayasal entegrasyon” (Irak) + “kültürel açılımlar” (Türkiye) ama kırılgan

Irak

2005 sonrası düzen içinde Kürdistan Bölgesi “federal” çerçevede yer aldı; entegrasyonun en kurumsal formu oldu (tartışmalı topraklar/enerji gelirleri sürekli kriz üretti). (Bkz. [House of Commons Library — Iraq/Kurdistan profilleri])

Türkiye

Entegrasyonun kültürel ayağı güçlendi: devlet yayıncılığında Kürtçe kanal (TRT 6 / TRT Kurdî) gibi adımlar. (Bkz. [European Audiovisual Observatory — TRT 6]; ayrıca [VOA — Turkey Launches First Kurdish Language TV Channel])

İran

Anayasada bölgesel/etnik dillerin basın/medyada ve edebiyat öğretiminde kullanılabileceği yazılıdır (Madde 15), fakat siyasal özerklik alanı çok sınırlı kaldı. (Bkz. [Constitute Project — Iran Constitution])

Suriye

1962 statüsüzlük sorunu devam etti; entegrasyon “hak tanıma”ya değil “kontrole” dayandı. (Bkz. [Human Rights Watch — Syria (1996)])

5.6. 2011–2017: Suriye savaşı “entegrasyon laboratuvarı”; Türkiye’de süreç açıldı sonra çöktü; Irak’ta bağımsızlık hamlesi geri tepti

Suriye: Özyönetim ve “Üçüncü Yol”

2012’de rejimin kuzeyden çekilmesiyle PYD/YPG kontrolünde “Rojava” dönemi başladı; zamanla çok-etnili/daha kapsayıcı isimler (“Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi/AANES”) öne çıktı. PYD/YPG, savaşın ilk günlerinde ne Esad’la tam ittifak ne de Türkiye destekli muhalefete tam entegrasyon kurarak “Üçüncü Yol” çizgisini benimsedi: hem ideolojik (konfederalizm) hem taktiksel (hayatta kalma) bir tercih.

ABD/CENTCOM ilişkisi: taktik ortaklık, stratejik yalnızlık

ABD’nin IŞİD’e karşı SDF’yi kara ortağı seçmesi, büyük askeri/lojistik destek sağladı; fakat ABD siyasi statü/devlet sözü vermedi. Bu, SDF’yi askeri olarak güçlendirirken siyasi olarak ABD varlığına bağımlı kıldı ve diplomatik manevra alanını daralttı.

Türkiye: 2013–2015 çözüm süreci ve çöküş

2013–2015 çözüm süreci entegrasyonun “müzakere” formuna yaklaşsa da 2015’te süreç fiilen bitti ve yeniden güvenlikleşme başladı. (Bkz. [International Crisis Group — Turkey/Kurdish peace process derlemeleri])

Irak: 2017 referandumu ve “toprak bütünlüğü” duvarı

2017 bağımsızlık referandumu sonrası uluslararası sistem refleksi “Irak’ın toprak bütünlüğü” oldu; BM Güvenlik Konseyi açıklamaları bunu açıkça vurguladı. (Bkz. [UN Press — Security Council Press Statement on Iraq]; ayrıca [UN Secretary-General — referendum statements])

5.7. 2018–2026: “Entegrasyon”un anlam kayması — kurumsal tasfiye

Bu dönem, entegrasyonun “özyönetimi koruyan sisteme giriş” olmaktan çıkıp “özyönetimi eriten sisteme yedirme”ye kaydığını ileri sürer.

Türkiye (2024–2025): “Terörsüz Türkiye” ve silahsızlanma hattı

Türkiye’nin 2015–2024 dönemindeki güvenlik koridoru ve sınır ötesi operasyon çizgisi, 2024 sonu itibarıyla “iç cepheyi tahkim etme” arayışıyla yeni bir evreye girdi.

Devlet Bahçeli’nin çıkışı ve Öcalan’ın yeni rolü (22 Ekim 2024): Öcalan’ın Meclis’e gelip örgütü tasfiye etmesi çağrısı, devlet içinde olgunlaştırılmış bir “Terörsüz Türkiye” vizyonunun işareti olarak okundu. (Bkz. [YetkinReport — Bahçeli/Öcalan çağrısı])

2024–2025 silahsızlanma takvimi (özet tablo):

TarihOlayJeopolitik etkiEkim 2024Bahçeli’nin Öcalan çağrısı“İç cephe” stratejisi ve yeni çözüm arayışıOcak 2025DEM heyetinin İmralı ziyaretleri“Toplum tabanlı çözüm” mesajı27 Şubat 2025Öcalan’ın “silah bırakma ve fesih” çağrısıSilahlı mücadelede stratejik sonMayıs 2025PKK’nin fesih duyurusuÖrgütsel çözülme / sivil siyasete geçiş11 Temmuz 2025Süleymaniye’de sembolik silah yakmaGörsel/uluslararası kanıtOcak 2026Öcalan’ın Suriye çatışmalarını “sabotaj” saymasıSuriye Kürtlerini entegrasyon anlaşmasına zorlama iddiası

(İlgili kaynak kümeleri: [DEM Parti — Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı], [VOA Türkçe — Öcalan çağrısı], [Reuters — PKK disbands], [AP — PKK disarm/disband])

“Reelpolitik” motivasyonu (enerji/ticaret koridorları)

Türkiye’nin motivasyonu sadece terörü bitirmek değil; IMEC benzeri enerji ve ticaret yollarında güvenilir “stabilizasyon partneri” rolü ve iç istikrarı tahkim etmektir. Bu bağlamda “coup mechanics” (darbe mekaniği) uyarıları, Kürt meselesinin çözülmemesi halinde iç siyasetin dış müdahaleye açık kalacağı tezine bağlanır.

Suriye (2024–2026): Esad’ın düşüşü, HTS/Şaraa dönemi ve entegrasyon pazarlıkları

8 Aralık 2024: Esad rejiminin çöküşü; Ahmed el-Şaraa liderliğinde yeni dönem. Bu, Kürtlerin “rejimle pazarlık mı, muhalefetle savaş mı?” ikilemini kökten değiştirdi.

10 Mart 2025 anlaşması (ilk umut / hayal kırıklığı): SDF ile geçiş yönetimi arasında, SDF’nin orduya entegrasyonu; Kürtçe ve kültürel hakların anayasal güvenceye alınması; petrol bölgelerinin ortak yönetimi gibi başlıklar öngörüldü. Ancak güvensizlik ve dış aktör müdahaleleri nedeniyle kadük kaldığı iddia edildi.

18 Ocak 2026 akordu: “zoraki entegrasyon” (teslimiyet tartışması) Müzakerelerin tıkanması ve çatışmaların ardından, Şaraa yönetiminin askeri baskıyla daha kısıtlı bir anlaşmaya zorladığı anlatısı öne çıktı.

18 Ocak 2026 anlaşması (taslak/özet):

MaddeDetayAskerî yapıSDF birimleri feshedilecek; savaşçılar bireysel olarak ordu/polise katılacakDil ve kültürKürtçe “ulusal dil” (resmî değil); Nevruz tatilİdari yapıYerel özerklik reddi; Haseke ve Kobani’de sınırlı idari yetkiToprak kontrolüRakka ve Deyrizor’un merkeze devriPKK varlığıYabancı savaşçıların sınır dışı edilmesi

(İlgili kaynak kümeleri: [Security Council Report — Syria Monthly Forecast], [Washington Institute — SDF integration talks], [MEPC — Kurdish-led forces negotiate autonomy], [Shafaq — temporary decrees critique], [Reuters — Jan 2026 Suriye/Kürtçe/vatandaşlık haberleri])

İran–Irak hattı (2023): sınır-aşan Kürt silahlı kapasitesini düşürme

2023 İran–Irak anlaşmasıyla İranlı Kürt muhalif silahlı grupların Irak’ta silahsızlandırılıp taşınması, devletlerin ortak güvenlik paydasını güçlendiren bir halka olarak sunulur. (Bkz. [Reuters — Iran says Iraq agreed to disarm/relocate Kurdish militants], [Reuters — Iraq starts relocating Iranian Kurdish fighters])

6) Bölgesel denklem: İsrail–İran gerilimi, “12 Gün Savaşı” ve IMEC

Bu bölüm, entegrasyon paketlerinin sadece iç siyaset değil, bölgesel güç dengeleriyle de şekillendiğini ileri sürer.

6.1. İsrail’in stratejisi ve “12 Gün Savaşı”

2025 Haziran’ında İsrail–İran arasında yaşandığı belirtilen “12 Gün Savaşı”, Direniş Ekseni’ni zayıflatan bir kırılma olarak anlatılır. İsrail’in İran’ı içeriden zayıflatmak için etnik fay hatlarını (Kürt, Beluc, Azeri) kullanmaya çalıştığı; İranlı Kürt grupların çağrılar yaptığı; fakat “bayrak etrafında toplanma” refleksiyle bastırıldığı iddia edilir. (Kaynak kümeleri: [FPRI — Islamic Republic after the 12-day war], [The New Arab — exploiting Iran’s ethnic divisions])

6.2. IMEC ve stabilizasyon ortaklığı

IMEC koridoru, Körfez aktörleri (Suudi Arabistan/BAE/Ürdün) için Suriye–Irak hattında istikrar ihtiyacını artırır. Bu aktörlerin Kürtlerin Şam ile anlaşarak sisteme entegre olmasını desteklediği; Türkiye’nin “Terörsüz Türkiye” projesinin de bu ekonomik vizyonla uyumlu olduğu savunulur. (Kaynak kümeleri: [Atlantic Council — IMEC], [AGDA — IMEC update], [Orion Policy Institute — Saudi stance on new Syria])

7) “Kim kazandı, kim kaybetti?” (2026 bilançosu – taslak okuma)

Bu bölüm, 2026 başı itibarıyla sahadaki aktörlerin göreli kazançlarını şöyle sınıflandırır:

7.1. Kazananlar: stratejik aktörler

  • Türkiye: Güney sınırındaki PKK/YPG hattını askeri operasyonlarla kırdı; ardından siyasi manevrayla (Öcalan üzerinden) fesih sürecini destekledi; Suriye’de yeni düzende kurucu aktör oldu.
  • Şaraa yönetimi: Rejim değişimi sonrası meşruiyet arayışında ABD/Türkiye ile pragmatik işbirliği; Kürtleri askeri/siyasi olarak geriletip devlet otoritesini yayma.
  • Körfez ülkeleri: İran etkisini kırma, Suriye’yi yeniden Arap sistemine bağlama, yatırım alanları açma.

7.2. Kaybedenler / arafta kalanlar: Kürt paradigmaları

  • Bağımsızlıkçı çizgi (KDP): 2017 referandumu sonrası kırılganlık; Bağdat–Erbil dengesinde gerileme.
  • Entegrasyonist çizgi (Öcalan paradigması): Rojava’da askeri/idarî başarıya rağmen 2025–2026 entegrasyon baskılarıyla siyasi gerileme; silahsızlanma geçişinin halk taleplerini karşılamaktan uzak kalma riski.

7.3. Asimetri tablosu (Türkiye–PKK, 2024 sonu; taslak veri)

ParametreTürkiye (TSK)PKK/HPG (2024 sonu)Saldırı sayısı (uzak menzil)4,593 (SİHA/Topçu)218 (pusu/taciz)Hava üstünlüğüTam kontrolYokCoğrafi konumYerleşik/lojistik üstünlükIrak–Suriye’ye sıkışmışlıkUluslararası statüNATO üyesiTerör listeleri/kısıt

(Bu tablo, silahsızlanma tercihinin “askeri asimetri” gerekçesiyle açıklandığı taslak argümanı yansıtır.)

8) “Entegrasyonist çizgi yenildi” tezi: neyin yenilgisi?

Bu makalede “yenilgi” iddiası, bir slogan olarak değil, şu ölçütle kullanılır:

Entegrasyon “özyönetimi koruyarak sisteme giriş” üretmiyorsa; tersine “kurumların eritilmesi” ile sonuçlanıyorsa, entegrasyonist projenin kurumsal hedefi gerilemiştir.

2025–2026 Suriye örneğinde kültürel jestlerle birlikte kurumsal tasfiye eğiliminin güçlendiği; Türkiye’de silahsızlanmanın “statü”ye otomatik dönüşmediği; İran’da dil maddelerinin siyasal özerkliğe kapalı kaldığı; Irak’ta ise 2017’de “toprak bütünlüğü” duvarının uluslararası düzeyde çekildiği vurgulanır.

9) Tartışma: Sykes–Picot’nun fiili çöküşü ve “Birleşik Bağımsız Kürdistan koşulları” iddiası (tez olarak)

Bu bölüm, metin içinde yer alan ikinci büyük yorum çizgisini (bağımsızlıkçı okuma) tez olarak sistematize eder.

9.1. “Merkezi devletlerin failed state” iddiası (taslak argüman)

  • Suriye: Esad sonrası dönem dahi parçalı; merkezi kapasite zayıf ve dış desteğe muhtaç.
  • Irak: Milisler, aşiret dengeleri ve dış etki nedeniyle egemenliği sınırlı bir “kâğıt devlet” görünümü.
  • İran: Savaş/kriz ve iç huzursuzluklar, etnik fay hatlarını görünür kılıyor.
  • Türkiye: Ekonomik kriz ve güvenlik doktrini; “Terörsüz Türkiye” çözüm değil, “son savunma” olarak okunabilir.

Sonuç iddiası: Sykes–Picot sınırlarını taşıyan merkezi otoriteler askeri/ekonomik olarak sınırları tutmakta zorlandıkça, sınırlar haritada kalsa bile sosyolojik/fiili olarak aşınır.

9.2. “Vacuum theory”: Birleşik bağımsızlık için fırsat

  • IMEC ve enerji-jeopolitiği, “güvenlik çapası” arar; seküler, organize bir Kürdistan bölgesi bunu sağlayabilir iddiası.
  • İsrail/Batı açısından İran’a karşı tampon; entegrasyonist sol/sosyalist çizginin tasfiyesiyle “kontrol edilebilir” bir devletleşme zemini.
  • 2026 “zoraki entegrasyon”un tabanda öfke biriktirerek milliyetçi/devletçi çizgiyi büyüteceği varsayımı.

Bu tez, makalenin ana bulgusu olan entegrasyon döngüsünün, bağımsızlıkçı okuma tarafından “kaçınılmaz kopuş” olarak yorumlanabileceğini gösterir.

10) Final: Entegrasyonun gerçek testi

(1) Fiziksel varlığın korunması (kısa vadeli hayatta kalma) ile

(2) Ulusal/kurumsal varlığın korunması (dil, eğitim, yerel iktidar, güvenlik mimarisi) aynı şey değildir

Entegrasyon paketleri çoğu zaman iki ayrı düzlemde eşzamanlı çalışır:

10.1. Fiziksel varlık düzlemi

Silahsızlanma/ateşkes/af, çatışma şiddetini düşürerek hayatta kalma alanı açabilir. Vatandaşlık düzeltmeleri ve bazı kültürel jestler (dil, yayın, bayram) gündelik yaşamı rahatlatabilir.

10.2. Ulusal/kurumsal varlık düzlemi

Aynı paket, eğer şu dört “omurgayı” üretmiyorsa, ulusal varlığı korumaz:

  1. Dil-eğitim: Dilin sadece “kullanılabilir” olması değil, eğitim ve kurum dili olması
  2. Yerel iktidar: Seçilmiş ve mali/idarî kapasitesi olan yerel yönetim
  3. Güvenlik mimarisi: Yerel güvenliğin anayasal/statüsel güvencesi
  4. Geri alınamazlık: Hakların kararnamelerle değil, anayasal ve denetlenebilir mekanizmalarla korunması

Bu omurgalar oluşmadığında “entegrasyon”, pratikte asimilasyonun yönetilebilir formuna dönüşür: Kürt kimliği ayrı bir millet olarak inkâr edilirken kültür “folklor” düzeyine indirgenir; dil kamusal alandan ve eğitimden çekilerek toplumsal hafıza aşındırılır. Bu nedenle, “entegrasyon Kürtlerin varlığını koruyan tek gerçekçi yoldur” türü sonuçlar, ancak hangi varlık türünden söz ettiklerini açıkça ayırdıkları ölçüde anlamlıdır. Aksi halde entegrasyon, tarihsel döngü içinde “devletlerin toparlanmasına zaman kazandıran”, sonra da merkezileştirme ile geri alınan bir ara formül olarak kalır.

Kaynakça

Aşağıdaki kaynakça, metin içinde kullanılan kaynak isimlerini link olarak verir (online yayın formatı).

Kurumsal / Resmî belgeler

Parlamento / Brifing

İnsan hakları raporları

Think-tank / Akademik / Analiz

Medya / Ajans / Zaman çizelgesi derlemeleri

Ansiklopedik / Referans

Wikipedia — Syrian Democratic Forces ©Jîndar Ax

Encyclopedia Britannica — Mahabad Republic

Wikipedia — 1970 Iraqi–Kurdish Autonomy Agreement

Wikipedia — Democratic Autonomous Administration of North and East Syria

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu