DEM Parti’nin grup toplantısı sonrasında Nusaybin’de neler yaşandı?

DEM Parti Suriye’deki son gelişmeler ışığında, 20 Ocak Salı günü grup toplantısını TBMM yerine sınırda gerçekleştirdi.
Mardin’in Nusaybin ilçesindeki grup toplantısı öncesinde Suriye’deki gelişmeleri protesto eden bir yürüyüş de düzenlendi.
Grup toplantısına ve yürüyüşe, Eş Genel Başkanlar Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan katıldı.
Kürt siyasetçi Ahmet Türk, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanları Serra Bucak ve Doğan Hatun da yürüyüşe katılanlar arasındaydı.
Nusaybin’de toplanan başka bir grup da sınırın öte tarafındaki Suriye’nin Kamışlı kentine geçmeye çalıştı.
Bir AFP muhabiri güvenlik güçlerinin sınırı geçmeye çalışanlara tazyikli su ve biber gazıyla müdahale ettiğini, göstericilerin ise güvenlik güçlerine taş attığını aktardı.
Nusaybin’deki bayrak indirme olayı
Olaylar sırasında Nusaybin–Kamışlı sınırında bir Türk bayrağının indirildiği görüntüler sosyal medyada yayıldı.
Görüntülülerde YPG bayrağı taşıyan bir kişi görülüyordu.
Bayrak indirme olayıyla ilgili Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı.
AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Sözcüsü Ömer Çelik de “alçak saldırıya en net ve güçlü karşılık verilecektir” ifadelerini kullandı.
DEM Parti, bayrak indirme olayından “derin üzüntü” duyulduğunu açıkladı.
Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, yaptığı X paylaşımında, “Partimizin bayrakla ilgili herhangi bir sorunu yoktur. Toplumun ortak değeri olan bayrağa saygısızlığı kabul etmiyoruz” ifadelerini kullandı.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, olayı lanetlediğini ifaden eden X paylaşımında, “Hiçbir provokasyon amacına ulaşamayacak ve kardeşliğimizi bozamayacaktır” dedi.
Milli Savunma Bakanlığı, sınır kapısındaki olayla ilgili idari tahkikat başlattı.
PKK’ya yakınlığıyla bilinen Fırat Haber Ajansı (ANF) “yüzlerce kişinin” sınırdan Kamışlı’ya geçtiğini aktardı.
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Suriye’deki yaşanan gelişmeleri protesto eden eylemlerle ilgili 35 kişinin tutuklandığını, 45 kişinin adli kontrol tedbirleriyle serbest bırakıldığını açıkladı.
Yetmiş yedi kişi halen gözaltında.
Sınırdaki toplantıda ne mesajlar verildi?
Nusaybin’deki açık hava grup toplantısında konuşan Hatimoğulları, “Önce Fırat’ın batısına, sonra doğusuna, yani Rojova topraklarına bir işgal hareketi başlatılmış durumda. Bunu kabul etmek mümkün değil” dedi.
“Cumhuriyet İttifakı’nın açıklamalarına bakacak olursak, sanki savaşı Türkiye’den yönetiyorlar” diyen Hatimoğulları, “Bir yandan Kürtlere ‘kardeşim’ diyip, diğer yandan Suriye’deki savaşı yönetmenin” kabul edilemeyeceğini söyledi.
Suriye’nin kuzeyinde, büyük ölçüde Kürtlerin yaşadığı bölgeye verilen isim olan Rojava, Kürtçe’de “Batı” anlamına geliyor.
Şam-SDG anlaşması ne öngörüyor?
18 Ocak’ta Ateşkes ve Tam Entegrasyon Anlaşması’nın duyurulmasıyla, SDG komutanı Mazlum Abdi kuvvetlerini Deyrizor ve Rakka’dan, Haseke’ye çektiklerini söyledi.
19 Ocak’ta Şam’da Abdi ve Suriye lideri Şara’nın anlaşamadığına ilişkin haberler sonrası çatışmalar başladı.
20 Ocak’ta dört günlük bir ateşkes ilan edildi.
Anlaşmanın beşinci maddesinde “Kürt bölgelerinin özel yapısının korunacağı” ifadesi yer alıyordu.
Anlaşma, Türkiye açısından da önem taşıyordu.
Ankara bu anlaşmayla Suriye’nin bütünlüğü ve Türkiye’nin güvenliği açısından kritik bir adım atıldığı görüşündeydi.




